Aranacak Kelime ›

Türkçe kelime anlamı Dün olan Yesterday kelimesinin kullanıldığı toplam 80 adet cümle bulundu. Yesterday ile ilgili cümleleri ve bu örnek cümlelerin türkçe anlamlarını altında bulabilirsiniz.

Yesterday kelimesiyle ilgili örnek Cümleler

Yesterday I finished the job.
İşi dün bitirdim.

The second term came to an end yesterday.
İkinci dönem dün sona erdi.

It seems like just yesterday that we first met.
İlk kez dün karşılaştık gibi geliyor.

A good cook doesn't throw out yesterday's soup.
İyi bir aşçı dünkü çorbayı atmaz.

Because I studied for a long time yesterday.
Çünkü dün uzun bir süre çalıştım.

I wore a hat yesterday because it was very cold.
Çok soğuk olduğu için dün bir şapka giydim.

The opening ceremony took place yesterday.
Açılış töreni dün gerçekleşti.

Luckily, I was able to get the tickets yesterday.
Şansa bak ki, biletleri dün almıştım.

The company's stock price jumped yesterday.
Şirketin hisse senedi fiyatı dün fırladı.

Alice might have been there yesterday, but we didn't see her.
Alice dün orada olabilir, ama biz onu görmedik.

It was yesterday that Alice went to a concert.
Alice'in konsere gittiği dündü.

Yesterday Kelimesi İle İlgili Diğer Cümleleri Göster

Diğer adet ingilizce örnek cümlerleri görmek için üstte bulunan linke tıklayınız.

My uncle gave me a book yesterday. This is the book.
Amcam dün bana bir kitap verdi. Kitap bu.

My uncle met with a traffic accident yesterday.
Amcam dün bir trafik kazası ile karşılaştı.

He left for America the day before yesterday.
Önceki gün Amerika'ya hareket etti.

My friends came to see me the day before yesterday.
Önceki gün arkadaşlarım beni görmeye geldi.

A fire broke out the day before yesterday.
Önceki gün bir yangın patlak verdi.

It was stormy the day before yesterday.
Önceki gün fırtınalıydı.

He made an official visit to the French president the day before yesterday.
Önceki gün Fransız cumhurbaşkanına resmi bir ziyaret yaptı.

He left for London the day before yesterday.
Önceki gün Londra'ya hareket etti.

I received your letter the day before yesterday.
Önceki gün mektubunu aldım.

I arrived at Narita the day before yesterday.
Önceki gün Narita'ya vardım.

They left there the day before yesterday.
Önceki gün orada bıraktılar.

I went there the day before yesterday.
Önceki gün oraya gittim.

I saw you in the strip club the day before yesterday.
Önceki gün, seni bir striptiz kulübünde gördüm.

The only thing that matters is what you do today, yesterday is gone.
Önemli olan bugün ne yaptığındır, dün geçmişte kalmıştır.

My mother went shopping downtown yesterday.
Annem dün çarşıya alışverişe gitti.

I'm sorry. I should've delivered this yesterday.
Üzgünüm. Bunu dün teslim etmeliydim.

My friend Henry was not in class yesterday, and neither was I.
Arkadaşım Henry dün sınıfta değildi, ve ben de.

I read an article about acid rain yesterday.
Asit yağmuru hakkında dün bir makale okudum.

One of my horses died yesterday.
Atlarımdan biri dün öldü.

Those prisoners were set free yesterday.
Şu tutuklular dün serbest bırakıldı.

I spent all yesterday working on that report.
Bütün dünü o rapor hakkında çalışarak harcadım.

I spent all yesterday with Tom.
Bütün dünü Tom'la harcadım.

The speech made by the president yesterday delighted his supporters.
Başkan tarafından yapılan konuşma taraftarlarını mutlu etti.

My father caught three fish yesterday.
Babam dün üç balık yakaladı.

My father had a heart attack yesterday, but he was lucky to have a clinic close at hand.
Babam dün bir kalp krizi geçirdi fakat yakınlarda bir kliniğe sahip olduğu için şanslıydı.

My father was absent from his office yesterday.
Babam dün ofisinde yoktu.

Tell me the reason you didn't come yesterday.
Bana dün gelmeme nedenini söyle.

Tell me why you weren't here yesterday.
Bana dün neden burada olmadığını söyle.

What she told me yesterday is a white lie.
Bana dün söylediği yalan o kadar da büyük değildi.

You should've told me yesterday.
Bana dün söylemeliydin.

Since I hadn't seen Martha for several months, I went to visit her yesterday.
Ben birkaç aydır Martha'yı görmediğim için, dün onu ziyaret etmek için gittim.

I bought this camera yesterday.
Ben bu kamerayı dün aldım.

I'm much better today than yesterday.
Ben bugün dünden çok daha iyiyim.

I caught a cold and was in bed yesterday.
Ben dün üşüttüm ve yataktaydım.

I unexpectedly met an old friend of mine on the bus yesterday.
Ben dün beklenmedik bir şekilde otobüste benim eski bir arkadaşla karşılaştım.

I went to see the baseball game yesterday.
Ben dün beyzbol oyununu görmeye gittim.

I had some money stolen yesterday.
Ben dün bir miktar para çaldırdım.

I saw an old film featuring Charlie Chaplin yesterday.
Ben dün Charlie Chaplin'i anlatan eski bir film gördüm.

I wasn't born yesterday!
Ben dün doğmadım.

I got up early yesterday.
Ben dün erken kalktım.

I played tennis yesterday for the first time.
Ben dün ilk defa tenis oynadım.

I had never seen such an exciting rugby match as one I saw yesterday.
Ben dün izlediğim gibi öylesine heyecan verici bir ragbi maçı görmemiştim.

I left home without having breakfast yesterday.
Ben dün kahvaltı etmeden evden çıktım.

I wasn't busy yesterday.
Ben dün meşgul değildim.

I ran into your father yesterday.
Ben dün sizin babanıza rastladım.

I ran into your dad yesterday.
Ben dün sizin babanıza rastladım.

I bumped into your dad yesterday.
Ben dün sizin babanıza rastladım.

I bumped into your father yesterday.
Ben dün sizin babanıza rastladım.

I met your dad yesterday.
Ben dün sizin babanızla tanıştım.

I became acquainted with your father yesterday.
Ben dün sizin babanızla tanıştım.

I became acquainted with your dad yesterday.
Ben dün sizin babanızla tanıştım.

I spent yesterday reading instead of going out.
Ben dünü dışarı çıkma yerine kitap okuyarak geçirdim.

I have lived in Kobe since yesterday.
Ben dünden beri Kobe yaşamaktayım.

I have not been busy since yesterday.
Ben dünden beri meşgul değilim.

I have been busy since yesterday.
Ben dünden beri meşgulüm.

I had to finish the work by yesterday.
Ben düne kadar işi bitirmek zorunda kaldım.

I hoped to have finished it yesterday.
Ben onu dün bitirmiş olmayı umuyordum.

It was yesterday that I saw him.
Ben onu dün gördüm.

I met him yesterday for the first time.
Ben onunla ilk defa dün karşılaştım.

Didn't I lend you some money yesterday?
Ben sana dün biraz ödünç para vermedim mi?

I lost no time in visiting my aunt in the hospital yesterday.
Ben, dün hiç zaman kaybetmeden teyzemi hastanede ziyaret ettim.

I think we need to find out why Tom wasn't here yesterday.
Bence dün Tom'un niçin burada olmadığını bulmalıyız.

It was definitely Tom that I saw yesterday in the park.
Benim dün parkta gördüğüm kesinlikle Tom'du.

My pet cat died yesterday.
Benim evcil kedim dün öldü.

I got tickets yesterday.
Biletleri dün aldım.

A burglar broke into the convenience store last month, but I heard the police caught him yesterday.
Bir hırsız geçen ay bir markete girdi fakat polisin onu dün yakaladığını duydum.

Someone visited her yesterday.
Biri onu dün ziyaret etti.

Someone called on her yesterday.
Birisi dün ona uğradı.

We didn't talk yesterday.
Biz dün konuşmadık.

We spoke yesterday.
Biz dün konuştuk.

We went to the play yesterday.
Biz dün oyuna gittik.

We discussed the plan yesterday.
Biz dün planı tartıştık.

We played tennis yesterday.
Biz dün tenis oynadık.

We got to London yesterday.
Biz Londra'ya dün vardık.

I returned home from Boston yesterday.
Boston'dan eve dün döndüm.

That's the book I bought yesterday.
Bu dün aldığım kitap.

This is same car that we were in yesterday.
Bu dün bindiğimiz aynı araba.

This is yesterday's newspaper. Where's today's paper?
Bu dünkü gazete. Bugünün gazetesi nerede?

This is yesterday's newspaper. Where's today's?
Bu dünkü gazete. Bugünkü nerede?

I bought this book yesterday.
Bu kitabı dün aldım.

I bought this printer yesterday.
Bu yazıcıyı dün satın aldım.

This is the same pen that I lost yesterday.
Bu, dün kaybettiğim aynı kalemdir.

This is the pen that I lost yesterday.
Bu, dün kaybettiğim kalemdir.

This is the boy whom I met there yesterday.
Bu, dün orada karşılaştığım çocuk.

This is one of the dictionaries I told you about yesterday.
Bu, sana dün bahsettiğim sözlüklerden biri.

This is the camera I bought yesterday.
Bu. dün satın aldığım kamera.

I feel worse today than I did yesterday.
Bugün dün hissettiğimden daha kötü hissediyorum.

She is far better today than yesterday.
Bugün dünden çok daha iyi.

I feel much worse today than yesterday.
Bugün dünden çok daha kötü hissediyorum.