Aranacak Kelime ›

Türkçe kelime anlamı Memnun olan Pleased kelimesinin kullanıldığı toplam 80 adet cümle bulundu. Pleased ile ilgili cümleleri ve bu örnek cümlelerin türkçe anlamlarını altında bulabilirsiniz.

Pleased kelimesiyle ilgili örnek Cümleler

It seems that she is not pleased with the job.
İşten memnun değil gibi görünüyor.

The boy looked pleased with his new bicycle.
Çocuk yeni bisikletinden memnun görünüyordu.

My name's Cyril. Pleased to meet you.
Adım Cyril. Tanıştığıma memnun oldum.

I am very pleased to hear of your success.
Başarınızı duyduğuma çok memnun oldum.

I am pleased at your success.
Başarınızdan memnunum.

President Roosevelt was pleased.
Başkan Roosevelt memnundu.

I am pleased with this watch my father gave me.
Babamın bana verdiği bu saatten memnunum.

I am very pleased.
Ben çok memnunum.

I am pleased with this vivid portrait in particular.
Ben özellikle bu canlı portreden memnunum.

I'm really pleased at the news of your marriage.
Ben evlilik haberine gerçekten memnun oldum.

I am very pleased with my job.
Ben işimden çok memnunum.

Pleased Kelimesi İle İlgili Diğer Cümleleri Göster

Diğer adet ingilizce örnek cümlerleri görmek için üstte bulunan linke tıklayınız.

I am pleased with his work.
Ben onun çalışmasından memnunum.

I think you'll be very pleased.
Bence çok memnun kalacaksın.

I think you'll be pleased.
Bence memnun kalacaksınız.

I'm pleased with these shoes.
Bu ayakkabılardan memnunum.

I hope you will be pleased with this present.
Bu hediyeden memnun olacağını umuyorum.

I am far from pleased with your behavior.
Davranışından memnun olmaktan uzağım.

I would be very pleased if you did this for me.
Eğer bunu benim için yapsaydınız çok memnun olurdum.

My brother was very pleased with the examination result.
Erkek kardeşim sınav sonucundan çok memnundu.

I was really pleased.
Gerçekten memnundum.

I am very pleased to hear the news.
Haberi duyduğuma çok memnun oldum.

I am pleased with your present.
Hediyene memnun oldum.

Hooker was extremely pleased.
Hooker son derece memnundu.

You seem quite pleased with yourself.
Kendinden oldukça memnun görünüyorsun.

Tom certainly wouldn't be pleased if Mary decided to go back to work.
Mary işe geri dönmeye karar verse, Tom kesinlikle memnun olmaz.

Tom certainly wouldn't be pleased if Mary went out on a date with John.
Mary John'la buluşmak için çıksa, Tom kesinlikle memnun olmaz.

Meg looks pleased with her new dress.
Meg yeni elbisesinden memnun görünüyor.

I was not pleased.
Memnun değildim.

You look pleased.
Memnun görünüyorsun.

He won't be pleased.
Memnun olmaz.

She won't be pleased.
Memnun olmaz.

I was pleased.
Memnundum.

He was pleased with my performance.
O benim performansımdan memnundu.

He will be really pleased.
O gerçekten memnun olacak.

He is pleased with the present.
O hediyeden memnundur.

He was not pleased.
O memnun değildi.

He looked pleased.
O memnun görünüyordu.

She is pleased with her new dress.
O yeni elbisesinden memnun.

She is pleased with the dress.
O, elbiseden memnundur.

He was pleased to hear the news.
O, haberi duyduğuna memnun oldu.

She was pleased with the gift.
O, hediyeden memnundu.

She was not in the least pleased with my present.
O, hediyemden hiç memnun olmadı.

He is pleased with his work.
O, işinden memnundur.

He was pleased with the toy.
O, oyuncaktan memnundu.

He is pleased with the plan.
O, plandan memnundur.

He is pleased with his new car.
O, yeni arabasından memnun.

He is very pleased with the new bicycle.
O, yeni bisikletinden çok memnun.

They were not pleased.
Onlar memnun değildi.

They'll be pleased.
Onlar memnun olacaklar.

They are pleased with your work.
Onlar senin işinden memnunlar.

Give her these roses, and she will be pleased.
Onu bu gülleri ver, ve o mutlu olacaktır.

I'm sure he'll be pleased to hear that.
Onun onu duyduğuna mutlu olacağına eminim.

I'm sure she'll be pleased to hear that.
Onun onu duyduğuna mutlu olacağına eminim.

I'm pleased with his performance.
Onun performansından memnunum.

My boss said that he was pleased with my performance.
Patron performansımdan memnun olduğunu söyledi.

I am pleased that you have passed the exam.
Sınavı geçtiğine memnun oldum.

I will be pleased to help you.
Sana yardım etmekten mutlu olacağım.

He will be pleased to help you.
Sana yardım etmekten mutlu olacak.

I am pretty pleased with you.
Senden oldukça memnunum.

I'm pleased to see you.
Seni gördüğüme memnun oldum.

I am pleased to see you again.
Seni tekrar gördüğüme memnun oldum.

I'm very pleased to meet you.
Seninle tanıştığıma çok memnun oldum.

I'm pleased to meet you.
Seninle tanıştığıma memnun oldum.

We'd be pleased if the two of you could join us.
Siz ikiniz bize katılabilirseniz memnun oluruz.

She was pleased to see the results.
Sonuçları gördüğüne memnun oldu.

Are you pleased with the results?
Sonuçlardan memnun musun?

I'm pleased with the results.
Sonuçlardan memnunum.

I am pleased with the result.
Sonuçtan memnunum.

Pleased to meet you.
Tanıştığımıza memnun oldum.

My aunt was pleased with my success.
Teyzem benim başarımdan memnundu.

Tom is not too pleased.
Tom çok memnun değil.

Tom was very pleased.
Tom çok memnundu.

Tom doesn't look particularly pleased.
Tom özellikle memnun görünmüyor.

Tom seems quite pleased with himself.
Tom kendisinden oldukça memnun görünüyor.

Tom isn't pleased.
Tom memnun değil.

Tom wasn't pleased.
Tom memnun değildi.

Tom looks pleased.
Tom memnun görünüyor.

Tom seems pleased.
Tom memnun görünüyor.

Tom doesn't look pleased.
Tom memnun görünmüyor.

Tom is pleased.
Tom memnun.

Tom was very pleased with the results.
Tom sonuçlardan çok memnundu.

Tom is pleased with his new car.
Tom yeni arabasından memnun.

I'm sure that Tom will be pleased to hear that.
Tom'un onu duyduğuna mutlu olacağına eminim.

I am pleased to help you if I can.
Yapabilirsem sana yardımcı olmaktan memnun olurum.

I am not pleased with what you have done.
Yaptıklarından memnun değilim.

He felt pleased with the new car.
Yeni arabadan memnundu.

I am really pleased with my new car.
Yeni arabamdan gerçekten memnunum.

I'm pleased with my new jacket.
Yeni ceketimden memnunum.

She was pleased with her new dress.
Yeni elbisesinden memnundu.

She's pleased with her new dress.
Yeni elbisesinden memnundu.

I am very pleased with my new house.
Yeni evimden çok memnnum.

Are you pleased with your new house?
Yeni evinden memnunmusun?

She looked pleased with her new job.
Yeni işinden memnun görünüyordu.

Are you pleased with your new job?
Yeni işinden memnun musun?

She looked pleased with her new ring.
Yeni yüzüğünden memnun görünüyordu.

"Dad seemed to be really pleased by the gift!" "Yes, it's really nice that we could make him happy!"

All the orchestra were pleased with their success.

Aren't you pleased?

Australians are, on the whole, pleased with the stabilizing benefits of their political system.

Far from being pleased, my father is very angry.