Aranacak Kelime ›

Türkçe kelime anlamı Yıl olan Year kelimesinin kullanıldığı toplam 80 adet cümle bulundu. Year ile ilgili cümleleri ve bu örnek cümlelerin türkçe anlamlarını altında bulabilirsiniz.

Year kelimesiyle ilgili örnek Cümleler

World War I began in the year 1914.
1. Dünya Savaşı 1914 yılında başladı.

As is often the case with 13 to 19 year olds, she's conceited.
13 ile 19 yaşlar arasında sık sık görüldüğü gibi, o kendini beğenmiş.

The year 1796 saw a change in American politics.
1796 yılında, Amerikan siyasetinde bir değişim gördüm.

In the year 1808, he directed an orchestra in Bamberg.
1808yılında Bamberg'te bir orkestra yönetti.

In the year 1847, they declared their own independence.
1847 yılında onlar kendi bağımsızlıklarını ilân ettiler.

1980 was the year that I was born.
1980 doğduğum yıldı.

1980 is the year I was born.
1980 doğduğum yıldır.

1989 was a difficult year.
1989 zor bir yıldı.

We met in 2008. A year later, we got married.
2008'de tanıştık. Bir yıl sonra evlendik.

2010 was the Year of the Tiger in the Chinese lunar calendar.
2010, Çin ay takviminde Kaplan Yılı'ydı.

The most infamous expression for the year 2011 is "Kebab murders".
2011 yılının en kötü şöhretli ifadesi "Kebap cinayetleridir."

Year Kelimesi İle İlgili Diğer Cümleleri Göster

Diğer adet ingilizce örnek cümlerleri görmek için üstte bulunan linke tıklayınız.

The notorious expression of the year 2011 is "Kebab murders".
2011 yılının kötü tanınmış deyimi "Kebap cinayetleri"dir.

By the year 2020, the population of our city will have doubled.
2020 yılına kadar şehrimizin nüfusu ikiye katlanmış olacak.

The business has expanded by 50% this year.
İş bu yıl % 50 oranında genişlemiştir.

Business failures are down 10% this year.
İş hataları bu yıl yüzde on'a düştü.

The nation's trade balance improved last year as exports were strong, while imports remained steady.
İhracaatlar güçlüyken, ithalatlar istikrarlı kalırken ülkenin ticaret dengesi geçen yıl gelişti.

It was in the year two thousand.
İki bin yılındaydı.

Can a two-year-old boy run that fast?
İki yaşında bir çocuk bu kadar hızlı yürüyebilir mi?

I teach English to the second year classes.
İkinci sınıflara İngilizce öğretirim.

He dropped out of school in his second year.
İkinci yılında okuldan ayrıldı.

He dropped out of college in the first year.
İlk yıl üniversiteden ayrıldı.

I hope you'll have a great year.
İnşallah harika bir yıl geçirirsin.

He went to the United States last year to brush up his English.
İngilizcesini tazelemek için geçen sene ABD'ye gitti.

Steel production reached an estimated 100 million tons last year.
Çelik üretimi geçen yıl tahmini olarak 100 milyon tona ulaştı.

Steel production is estimated to reach 100 million tons this year.
Çelik üretiminin bu yıl 100 milyon tona ulaşacağı tahmin edilmektedir.

Chinese officials say economic growth has dropped to a three-year low because of the world economy.
Çinli yetkililer ekonomik büyümenin dünya ekonomisinden dolayı üç yıl içinde en düşük seviyesine düştüğünü söylüyor.

Most employees expect a pay raise once a year.
Çoğu çalışan yılda bir kez zam istiyor.

Many sightseers visit Kyoto every year.
Çok sayıda turist her yıl Kyoto'u ziyaret eder.

To tell the truth, we got married last year.
Açıkçası, geçen yıl evlendik.

The trees are budding early this year.
Ağaçlar bu yılın başlarında tomurcuklanıyor.

Students are supposed to turn in reports at the end of the school year.
Öğrenciler raporlarını okul yılının sonunda teslim etmeliler.

The number of students going abroad to study is increasing each year.
Öğrenim yapmak için yurtdışına giden öğrenci sayısı her yıl artmaktadır.

The island is warm all year.
Ada yıl boyunca ılıktır.

The population of the town decreases year by year.
Şehrin nüfusu yıldan yıla azalmaktadır.

My family goes to Italy every year.
Ailem her yıl İtalya'ya gider.

We will now report on this year's business results.
Şimdi bu yılın iş raporlarını sunacağım.

It's the hottest season of the year now.
Şimdi yılın en sıcak mevsimi.

Alcohol consumption is increasing every year.
Alkol tüketimi her yıl artıyor.

Tom served five days in jail last year after pleading guilty to drunken driving.
Alkollü araç sürme suçunu kabul ettikten sonra geçen yıl beş gün hapishanede yattı.

I want to get a bank loan in half a year's time - what should I be doing now?
Altı aylığına banka kredisi almak istiyorum. Şimdi ne yapıyor olmalıyım?

Ask a six-year-old, not a sixty-year-old.
Altı yaşındaki birine sorun, altmış yaşındaki birine değil.

Why did my sixty-year-old landlord buy a trampoline?
Altmış yaşındaki ev sahibimiz niye bir trambolin aldı?

My sixty-year-old aunt inherited the huge estate.
Altmış yaşındaki teyzem büyük miras aldı.

My uncle is in charge of the third-year class.
Amcam üçüncü sınıftan sorumlu.

My uncle died a year ago.
Amcam bir yıl önce öldü.

My uncle retired from teaching last year, but he still managed to hang onto a position at the university.
Amcam geçen yıl öğretmenlikten emekli oldu, fakat üniversitede bir görevi hâlâ sürdürebiliyordu.

My uncle made a will last year.
Amcam geçen yıl bir vasiyet hazırladı.

Next February, I'll be going to Australia for one year to study.
Önümüzdeki şubat eğitim için bir yıllığına Avusturalyaya gidiyorum.

I'm thinking of going abroad next year.
Önümüzdeki sene yurt dışına çıkmayı planlıyorum.

Next year, hats will become fashionable.
Önümüzdeki yıl şapkalar modaya uygun olacak.

Next year I'll go to the sea.
Önümüzdeki yıl denize gideceğim.

Next year I'm going to Hawaii.
Önümüzdeki yıl Hawaii'ye gideceğim.

I will be sixteen years old next year.
Önümüzdeki yıl on altı yaşında olacağım.

Her mother passed away last year.
Annesi geçen yıl öldü.

I've been given a three-year sentence.
Üç yıl ceza aldım.

I was employee of the year for three years.
Üç yıldır yılın çalışanıydım.

You're acting like a three-year-old.
Üç yaşındaymış gibi davranıyorsun.

I graduated from university last year.
Üniversiteden geçen yıl mezun oldum.

Our university graduates 1,000 students every year.
Üniversitemiz her yıl 1000 öğrenci mezun ediyor.

We guarantee our products for one year.
Ürünlerimize bir yıllığına garanti veriyoruz.

Just one year has gone by since my friend died.
Arkadaşım öldüğünden beri sadece bir yıl geçti.

I forgot to send New Year's cards to my friends.
Arkadaşlarıma Yılbaşı kartları göndermeyi unuttum.

The district attorney wasn't content with a two-year sentence.
Bölge başsavcısı iki yıllık cezadan memnun olmadı.

He works hard all the year round.
Bütün yıl çok sıkı çalışır.

It is very cold here all the year round.
Bütün yıl boyunca burada hava çok soğuk.

I play tennis all the year around.
Bütün yıl boyunca tenis oynarım.

He lives and works there all the year round.
Bütün yıl orada yaşar ve çalışır.

My grandfather will be seventy this year.
Büyük babam bu sene yetmişine girecek.

I was born the year my grandfather died.
Büyük babamın öldüğü yıl doğdum.

I was born in the year that Grandfather died.
Büyük babamın öldüğü yılda doğdum.

My grandfather is planning to retire the year after next.
Büyükbabam önümüzdeki yıl emekli olmayı planlıyor.

If I don't fail, then I can get my driving license this year.
Başarısız olmazsam, bu yıl ehliyetimi alabilirim.

My father has been out of work for a year.
Babam bir yıldır işsiz.

My father celebrated his seventieth birthday this year, but he's more energetic than I am.
Babam bu yıl yetmişinci yaşını kutladı ama benden daha enerjik.

My father gave up smoking last year.
Babam geçen yıl sigarayı bıraktı.

My father will travel abroad next year.
Babam gelecek yıl yurt dışına gidecek.

My father goes to Sydney twice a year on business.
Babam iş için yılda iki kez Sydney'e gider.

My father's birthday falls on Sunday this year.
Babamın doğum günü bu yıl pazar gününe denk geliyor.

His father died last year.
Babası geçen sene ölmüş.

Spring has come early this year.
Bahar bu yıl erken geldi.

Spring is late coming this year.
Bahar bu yıl geç geliyor.

Mr. Brown took charge of this class last year.
Bay Brown geçen yıl bu sınıfın sorumluluğunu yüklendi.

Monsieur D'Espilly, in the year 1772, calculated the population of France at upwards of 22 millions; namely, 10,562,631 males, and 11,451,726 females; consequently the proportion of females to males was about 14 to 13.
Bay D'Espilly, 1772'de Fransa nüfusunun 22 milyondan fazla olduğunu hesapladı; yani 10,562,631 erkek ve 11,451,726 kadın; sonuç olarak kadınların erkeklere oranı yaklaşık 14'e 13'tü.

Mr Kawabata writes a letter home every year.
Bay Kawabata her yıl evine bir mektup yazıyor.

Miss Yamada is in charge of the 2nd year class this year.
Bayan Yamada bu yıl 2. sınıftan sorumlu.

Tom took heart and, sure enough, on New Year's Eve he was able to hobble along to a party.
Beklenildiği gibi, Yeni Yıl Arefesinde Tom cesaret buldu ve bir kişinin yanında topallayarak yürüyebildi.

I want to go abroad next year.
Ben önümüzdeki yıl yurt dışına gitmek istiyorum.

I intend to study abroad next year.
Ben önümüzdeki yıl yurt dışında öğrenim yapmak niyetindeyim.

I gave up smoking a year ago.
Ben bir yıl önce sigara içmekten vazgeçtim.

I have not heard from her for a year.
Ben bir yıl boyunca ondan haber almadım.

I gave up smoking for a year.
Ben bir yıl boyunca sigara içmekten vazgeçtim.

I have been here several times this year.
Ben bu yıl burada birkaç kez bulundum.

I won't be getting married this year. In fact, I may never get married.
Ben bu yıl evlenmeyeceğim. Aslında, hiç evlenmeyebilirim.

I won't be getting married this year.
Ben bu yıl evlenmiyeceğim.

I want to read as many English books as possible this year.
Ben bu yıl mümkün olduğu kadar çok İngilizce kitap okumak istiyorum.

I retired last year.
Ben geçen yıl emekli oldum.

I remember being introduced to him at a party last year.
Ben geçen yıl onunla bir partide tanıştırıldığımı hatırlıyorum.

I started sailing last year.
Ben geçen yıl yelken açmaya başladım.

I must sit for the entrance examination next year.
Ben gelecek yıl giriş sınavına katılmalıyım.

I will not live in Kobe next year.
Ben gelecek yıl Kobe'de yaşamayacağım.