Aranacak Kelime ›

Türkçe kelime anlamı Kadın olan Women kelimesinin kullanıldığı toplam 80 adet cümle bulundu. Women ile ilgili cümleleri ve bu örnek cümlelerin türkçe anlamlarını altında bulabilirsiniz.

Women kelimesiyle ilgili örnek Cümleler

One out of 455 women doesn’t realize she’s pregnant until the twentieth week of pregnancy.
455 kadından bir kadın gebeliğinin yirminci haftasına kadar hamile olduğunu fark etmez.

Two women are singing.
İki kadın şarkı söylüyor.

The two women know each other.
İki kadın birbirini tanıyor.

Two women are taking it easy on a bench in the park.
İki kadın parktaki bir bankta rahat ediyorlar.

The number of working women is increasing.
Çalışan kadın sayısı artıyor.

Attractive women are often thought to be dumb.
Çekici kadınların genellikle aptal olduğu düşünülmektedir.

Women live longer than men in most countries.
Çoğu ülkede kadınlar erkeklerden daha uzun yaşarlar.

There are very beautiful women.
Çok güzel bayanlar var.

I don't meet too many women.
Çok sayıda kadınla görüşmem.

One-third of the six members were women.
Altı üyenin üçte biri kadındı.

American women didn't have the right to vote.
Amerikalı kadınların oy verme hakkı yoktu.

Women Kelimesi İle İlgili Diğer Cümleleri Göster

Diğer adet ingilizce örnek cümlerleri görmek için üstte bulunan linke tıklayınız.

A women who doesn't criticize you anymore is a women who doesn't love you anymore.
Artık sizi eleştirmeyen bir kadın, artık sizi sevmeyen bir kadındır.

Those women were too surprised to speak.
Şu kadınlar konuşamayacak kadar şaşkındılar.

Where did you see those women?
Şu kadınları nerede gördün?

I hate strong-minded women.
Azimli kadınlardan nefret ederim.

Women are all the same.
Bütün kadınlar aynıdır.

All women are the same.
Bütün kadınlar aynıdır.

There were three women standing at the bar.
Barda duran üç kadın vardı.

Mr. Eliot's niece goes to a women's college.
Bay Eliot'un kız yiğeni bir kadınlar üniversitesine gidiyor.

Some companies discriminate against women who are pregnant or who say that they intend to have children.
Bazı şirketler hamile olan ya da çocuk sahibi olmaya niyetlenen kadınlara karşı farklı davranıyorlar.

Some women look more masculine than feminine.
Bazı kadınlar kadınsıdan daha çok erkeksi görünüyor.

I know those women.
Ben bu kadınları tanıyorum.

I hate jealous women.
Ben kıskanç kadınlardan nefret ederim.

The computer is placed to the left of the women.
Bilgisayar kadınların sol tarafına yerleştirildi.

Most women enjoy shopping.
Birçok kadın alışverişi sever.

Many rap songs are degrading to women.
Birçok rap şarkıları kadınlar için onur kırıcı.

We men are used to waiting for the women.
Biz erkekler kadınları beklemeye alışkınız.

In our culture, we can't be married to two women at once.
Bizim kültürümüzde, aynı anda iki kadınla evli olamayız.

This song is degrading to women.
Bu şarkı kadınlar için aşağılayıcı.

In this company, there are more women than men.
Bu şirkette erkeklerden daha çok kadınlar var.

This shop deals in women's clothing.
Bu dükkan kadın giysisi satar.

The women in this film are dressed in a very conventional way.
Bu filmdeki kadınlar çok sıradan bir şekilde giyinmişler.

Those present were almost all women.
Bu hediyelerin neredeyse tamamı kadınlarındı.

I cannot but feel anxious about the health of these women workers.
Bu kadın işçilerin sağlığı hakkında endişe etmemek elimde değil.

This book is very popular among women.
Bu kitap kadınlar arasında çok popüler.

This building is a capsule hotel lodging men and women.
Bu yapı erkekleri ve kadınları konaklayan kapsül bir oteldir.

What would the world be without women?
Dünya kadınsız ne olurdu?

Many women in the world shave their armpits.
Dünyadaki birçok kadın koltuk altlarını tıraş ederler.

You like older women, don't you?
Daha yaşlı kadınları seviyorsun, değil mi?

You will never get far without the co-operation, confidence and comradeship of other men and women.
Diğer erkeklerin ve kadınların iş birliği, güveni ve dostluğu olmadan, asla ileri gidemezsin.

The happiest women, like the happiest nations, have no history.
En mutlu kadınların, en mutlu uluslar gibi, bir öz geçmişi yoktur.

Men love amorous women.
Erkekler şehvetli kadınları severler.

Men make houses, women make homes.
Erkekler ev yapar, kadınlar yuva yapar.

Men aren't usually as interested in figure skating as women are.
Erkekler genellikle kadınlar kadar artistik buz pateni ile ilgilenmezler.

Men are usually more interested in sports than women are.
Erkekler genellikle kadınlardan daha çok sporla ilgilenirler.

Men like lovely women.
Erkekler hoş kadınları sever.

Men are stronger than women.
Erkekler kadınlardan daha güçlüdür.

Between men and women there is no friendship possible. There is passion, enmity, worship, love, but no friendship.
Erkekler ve kadınlar arasında arkadaşlık olamaz. Tutku,düşmanlık,aşk,aşırı sevgi olabilir ama dostluk asla.

Men and women made huge amounts of money overnight.
Erkekler ve kadınlar bir gecede büyük miktarlarda para yaptı.

Men don't drive as well as women.
Erkekler, kadınlar kadar iyi araba kullanmaz.

Men have unrealistic expectations about how women should look.
Erkeklerin kadınların nasıl görünmesi gerektiği hakkında gerçekçi olmayan beklentileri var.

The Armenian Genocide left a total of one million and five hundred thousand deaths, including men, women and children.
Ermeni Soykırımı; erkek,kadın ve çocukları da içeren toplam 1,5 milyon ölü bıraktı.

The women of France are beautiful.
Fransa'nın bayanları güzeldir.

There were two women on board.
Gemide iki kadın vardı.

Generally speaking, men can run faster than women can.
Genek olarak, erkekler kadınlardan daha hızlı koşabilirler.

Generally speaking, men are taller than women.
Genel olarak konuşursak, erkekler kadınlardan daha uzundur.

Generally speaking, Japanese women are modest.
Genel olarak konuşursak, Japon kadınları mütevazidir.

Generally speaking, women live longer than men.
Genel olarak, kadınlar erkeklerden daha uzun yaşarlar.

Generally speaking, women live longer than men by almost ten years.
Genel olarak, kadınlar erkeklerden yaklaşık on yıl daha uzun yaşarlar.

Generally speaking, men are stronger than women.
Genelde erkekler kadınlardan daha güçlüdür.

Generally, women live 10 years longer than men.
Genellikle kadınlar erkeklerden on yıl daha uzun yaşıyorlar.

Generally, the men are taller than the women.
Genellikle, erkekler kadınlardan daha uzundur.

Generally, men run faster than women.
Genellikle,erkekler kadınlardan daha hızlı koşar.

Glenn has two friends who are women.
Glenn'in kadın olan iki arkadaşı var.

Real women have curves.
Hakiki kadınların kıvrımları vardır.

Both women grinned.
Her iki kadın sırıttı.

Men, women and children on both sides were killed.
Her iki tarafta, erkekler, kadınlar ve çocuklar öldürüldü.

Japanese women carry their babies on their backs.
Japon kadınları bebeklerini sırtlarında taşırlar.

In Japan, employment opportunities are significantly lower for women than they are for men.
Japonya'da istihdam imkanları kadınlar için erkekler için olduğundan önemli ölçüde düşüktür.

In Japan, only women are entitled to take the national obstetrics exam.
Japonya'da ulusal ebelik sınavına girme hakkı sadece kadınlara veriliyor.

The women's basketball team has a male coach.
Kadın basketbol takımının erkek bir hocası var.

The women are working.
Kadınlar çalışıyor.

The women like tea.
Kadınlar çayı sever.

Women commonly live longer than men.
Kadınlar çoğunlukla erkeklerden daha uzun yaşıyorlar.

The women are very supportive.
Kadınlar çok destekleyiciler.

Women love that.
Kadınlar şuna bayılır.

Women like men with moustaches.
Kadınlar bıyıklı erkekleri sever.

Women hate me.
Kadınlar benden nefret eder.

Women frighten me.
Kadınlar beni korkutur.

Women don't like me.
Kadınlar beni sevmez.

Women are not a minority.
Kadınlar bir azınlık değildir.

Women eat lighter meals when they're eating with a guy.
Kadınlar bir erkekle yemek yerken daha hafif yemekler yerler.

The women are in front of a library.
Kadınlar bir kütüphanenin önünde.

The women gave us a lot to eat.
Kadınlar bize yiyecek çok şey verdi.

Women are employed at a lower salary than men.
Kadınlar erkeklerden daha düşük bir maaşla çalıştırılırlar.

Women age faster than men.
Kadınlar erkeklerden daha hızlı yaşlanır.

Women tend to live longer than men.
Kadınlar erkeklerden daha uzun yaşama eğilimindedir.

Women worked at home.
Kadınlar evde çalıştı.

Women are physically weaker than men.
Kadınlar fiziksel olarak erkeklerden daha güçsüzdür.

Women are beautiful.
Kadınlar güzeldir.

Women generally live longer than men.
Kadınlar genel olarak erkeklerden daha uzun yaşamaktadır.

Women don't usually want to talk with me.
Kadınlar genellikle benimle konuşmak istemiyorlar.

Women usually live longer than men.
Kadınlar genellikle erkeklerden daha uzun yaşar.

Women usually live 10 years longer than men do.
Kadınlar genellikle erkeklerin yaşadığından 10 yıl daha uzun yaşarlar.

Women are often judged by their looks.
Kadınlar genellikle görünüşleriyle yargılanırlar.

Women are often objectified and treated like property.
Kadınlar genellikle somutlaştırılırlar ve mal gibi davranılırlar.

The women really gave it their utmost.
Kadınlar gerçekten ellerinden geleni yaptılar.

Women really are quite dangerous. The more I think about this, the more I'm able to understand the reasoning behind face covering.
Kadınlar gerçekten oldukça tehlikeliler. Bu konuda ne kadar çok düşünürsem, o kadar çok yüz örtüsünün arkasındaki nedeni anlayabileceğim.

Women share everything.
Kadınlar her şeyi paylaşırlar.

She advocated equal rights for women.
Kadınlar için eşit hakları savundu.