Aranacak Kelime ›

Wast kelimesinin kullanıldığı toplam 80 adet cümle bulundu. Wast ile ilgili cümleleri ve bu örnek cümlelerin türkçe anlamlarını altında bulabilirsiniz.

Wast kelimesiyle ilgili örnek Cümleler

Thou shalt love the country in which thou wast born.

Well, why dost thou say nothing, but stand there as if thou wast dumb?

"Lottery tickets are a waste of money." "Not if you win."
"Piyango biletleri para israfıdır." "Kazanmasan bile."

Men believe that discussing problems is a waste of time.
İnsanlar sorunları tartışmanın bir zaman kaybı olduğuna inanıyorlar.

Haste makes waste.
Acele işe şeytan karışır.

I do not want to waste the best years of my life for you.
Ömrümün en iyi yıllarını senin için harcamak istemiyorum..

Don't waste time on trifles.
Önemsiz şeylerle vakit harcama.

My mother taught me not to waste money.
Annem bana parayı boşa harcamamamı öğretti.

Trying to do such a thing is a waste of time.
Böyle bir şeyi yapmaya çalışmak zaman israfıdır.

My father doesn't waste his time.
Babam zamanını boşa harcamaz.

Some people consider it a waste of time to study languages such as Klingon, Interlingua and Esperanto.
Bazı insanlar Klingon, Interlingua ve Esperanto gibi dilleri öğrenmenin zaman kaybı olduğunu düşünmektedir.

Wast Kelimesi İle İlgili Diğer Cümleleri Göster

Diğer adet ingilizce örnek cümlerleri görmek için üstte bulunan linke tıklayınız.

I think watching TV is a waste of time.
Bence TV izlemek zaman kaybıdır.

Another interesting source of energy is the heat that can be recovered from radioactive waste material.
Bir başka ilginç enerji kaynağı radyoaktif atık malzemeden elde edilen ısıdır.

We waste a lot of time.
Bir sürü zamanı boşa harcıyoruz.

We are apt to waste time.
Biz boşa zaman geçirmeye eğilimliyiz.

We have little time to waste.
Boşa geçirecek çok az zamanımız var.

There's not a moment to waste.
Boşa harcayacak bir an bile yok.

I have no time to waste.
Boşa harcayacak zamanım yok.

You don't waste time.
Boşa zaman harcamazsın.

In this way, we waste a lot of time.
Bu şekilde, çok fazla zamanı boşa harcarız.

It's a waste.
Bu bir israf.

It's a waste of time.
Bu bir zaman kaybıdır.

It was a waste of time.
Bu bir zaman kaybıydı.

Don't waste so much food.
Bu kadar çok yiyeceği israf etmeyin.

What a waste of water!
Bu ne su israfı!

This river is polluted with factory waste.
Bu nehir, fabrika atıkları ile kirlenmiş.

It's illegal to waste water here.
Burada suyu boşa harcamak yasal değildir.

I think that games such as Candy Crush are a waste of time.
Candy Crush gibi oyunların zaman kaybı olduklarını düşünüyorum.

I don't waste ammunition.
Cephane harcamıyorum.

It's an absolute waste of time to wait any longer.
Daha fazla beklemek tam bir zaman kaybıdır.

It seems a waste of time to wait any longer.
Daha fazla beklemek zaman kaybı gibi görünüyor.

It's a waste of time to stay longer.
Daha uzun kalmak zaman kaybıdır.

Esperanto is surely an enormous waste of time!
Esperanto kesinlikle çok büyük bir zaman kaybı!

Looking at your Facebook friends' photos is a waste of time.
Facebook'taki arkadaşlarının resimlerine bakmak vakit kaybıdır.

Young people are apt to waste time.
Genç insanlar, boşa zaman harcamaya eğilimlidir.

I waste a lot of time daydreaming.
Hayal kurarak bir sürü zamanı boşa harcarım.

It was a waste time for all of us.
Hepimiz için zaman kaybıydı.

In my opinion, Twitter is a waste of time.
Kendi görüşüme göre Twitter bir zaman katilidir.

Please put your waste in the bins outside.
Lütfen çöpünü dışarıdaki çöp kutularına koy.

Please don't waste water.
Lütfen suyu israf etme.

Mary doesn't waste time.
Mary boşa zaman harcamaz.

What a waste!
Ne atık ama!

Don't waste your breath.
Nefesinizi boşa harcamayın.

The river is polluted by waste from houses and factories.
Nehir, evlerin ve fabrikaların atıkları tarafından kirlendi.

Why do you waste most of your time on Tatoeba?
Niye vaktinizin çoğunu Tatoeba'da harcıyorsunuz ?

That computer class was a waste of time.
O bilgisayar dersi bir zaman kaybıydı.

He thinks it's a waste of time.
O bunun bir zaman kaybı olduğunu düşünüyor.

She thinks it's a waste of time.
O bunun zaman kaybı olduğunu düşünüyor.

It is a sheer waste of time.
O tamamen zaman kaybı.

That is a pure waste of time.
O tamamen zaman kaybı.

That meeting was a waste of time.
O toplantı bir zaman kaybıydı.

It's a waste of time and money.
O zaman ve para kaybıdır.

It's certainly a waste of time.
O, kesinlikle zaman kaybıdır.

I think it's a waste of time.
Onun zaman kaybı olduğunu düşünüyorum.

I'm not going to waste my money.
Paramı boşa harcamayacağım.

We don't need to waste money on things we don't need.
Paramızı ihtiyacımız olmayan şeyler için boşa harcamamıza gerek yok.

Don't waste your money.
Paranı boşa harcama.

I think this is a waste of time.
Sanırım bu bir zaman kaybı.

I maintain that sports are a waste of time.
Sporun zaman kaybı olduğunu iddia ediyorum.

Put all your waste paper in this basket.
Tüm atık kağıtlarınızı bu sepete koyun.

Tom emptied the waste basket.
Tom çöp kutusunu boşalttı.

Tom didn't waste a second.
Tom bir saniye bile boşa harcamadı.

Tom didn't waste any time.
Tom boşa zaman harcamadı.

Tom doesn't waste time.
Tom boşa zaman harcamaz.

Tom didn't waste much time.
Tom fazla zaman israf etmedi.

Tom says it's a waste of time to try to please everybody.
Tom herkesi memnun etmenin zaman kaybı olacağını söylüyor.

Tom felt that it would be a waste of time to translate the letter for Mary.
Tom Mary için mektubu tercüme etmenin zaman kaybı olacağını anladı.

Tom told Mary not to waste her time trying to convince John to help.
Tom Mary'ye John'u yardım etmesi için ikna etmeye çalışarak zamanını boşa harcamamasını söyledi.

Tom told Mary not to waste her time.
Tom Mary'ye zamanını boşa harcamamasını söyledi.

Tom thinks it's a waste of time.
Tom onun zaman kaybı olduğunu düşünüyor.

Tom thinks it's a waste of time.
Tom onun zaman kaybı olduğunu düşünüyor.

Tom didn't waste time responding.
Tom tepki vererek zamanı boşa harcamak istemedi.

Tom thought the meeting was a waste of time.
Tom toplantının zaman israfı olduğunu düşündü.

I don't want to waste time talking to Tom.
Tom'la konuşarak vakit harcamak istemiyorum.

Tom doesn't have much time to waste.
Tom'un boşa geçirecek çok zamanı yok.

Tom had no time to waste.
Tom'un boşa harcayacak zamanı yoktu.

Like Tom said, this is a waste of time.
Tom'un söylediği gibi, bu bir zaman kaybıdır.

I think of watching TV as a waste of time.
TV izlemeyi bir vakit kaybı olarak düşünüyorum.

I hope this wasn't a waste of my time.
Umarım bu bir zaman kaybı değildi.

It's a waste of time to study when you're sleepy.
Uykuluyken ders çalışmak zaman kaybıdır.

I'm not going to waste time.
Vakit kaybetmeyeceğim.

I won't waste my time.
Vaktimi boşa harcamayacağım.

I don't like to see food go to waste.
Yiyeceğin boşa gittiğini görmekten hoşlanmıyorum.

Let's not waste time.
Zaman israf etmeyelim.

The waste of time and money is incredible.
Zaman ve para kaybı inanılmaz.

Let's hurry so as not to waste time.
Zamanı boşa harcamamak için acele edelim.

You must be careful not to waste time.
Zamanı boşa harcamamak için dikkatli olmalısın.

Don't waste time.
Zamanı israf etmeyin.

Don't waste my time.
Zamanımı boşa harcama.

I don't waste time.
Zamanımı boşa harcamam.

I'm not going to let you waste my time.
Zamanımı harcamana izin vermeyeceğim.

Don't waste your time.
Zamanını boşa harcama.

You should not waste your time.
Zamanını israf etmemelisin.

Don't waste your time and money.
Zamanını ve paranı boşa harcama.

I can't afford to waste a single yen.
Ziyan edecek tek kuruşum yok.

After all, I'm a waste of space.

America's radioactive waste may be targeted in terrorist attacks.

Anyone else think tonight's class is a complete waste of time?

As we outgrow the need for professions based on the monetary system, for instance lawyers, bankers, insurance agents, marketing and advertising personnel, salespersons, and stockbrokers, a considerable amount of waste will be eliminated.

Boredom is the feeling that everything is a waste of time; serenity, that nothing is.