Aranacak Kelime ›

Türkçe kelime anlamı Istiyor olan Wants kelimesinin kullanıldığı toplam 0 adet cümle bulundu. Wants ile ilgili cümleleri ve bu örnek cümlelerin türkçe anlamlarını altında bulabilirsiniz.

Wants kelimesiyle ilgili örnek Cümleler

He wants to be a policeman in the future.
İleride polis olmak istiyor.

Who wants to go first?
İlk kim gitmek istiyor.

Man has many wishes that he does not really wish to fulfil, and it would be a misunderstanding to suppose the contrary. He wants them to remain wishes, they have value only in his imagination; their fulfilment would be a bitter disappointment to him. Such a desire is the desire for eternal life. If it were fulfilled, man would become thoroughly sick of living eternally, and yearn for death.
İnsanın gerçekten yapmak istemediği bir sürü istekleri vardır, ve aksini düşünmek bir yanlış anlama olurdu.O onların istekler kalmasını ister, onların sadece onun hayalinde değeri vardır; Onların yapılması ona karşı daha şiddetli bir hayal kırıklığı olurdu. Böyle bir istek sonsuz hayat için istektir.Eğer onlar yerine getirilse, insan sonsuza kadar yaşamaktan tamamen usanırdı ve ölümü isterdi.

So far there was only one participant who won one million Israeli Shekels in "Who Wants to Be a Millionaire" in Israel.
İsrail'deki "Kim milyoner olmak ister" yarışmasında şimdiye kadar yalnızca bir katılımcı bir milyon İsrail Şekeli kazanabildi.

Is that what he wants?
İstediği bu mudur?

I have given him permission to do what he wants to do.
İstediğini yapması için ona izin verdim.

He hopes to entice her into doing what he wants.
İstediğini yaptırmak için onu baştan çıkaracağına inanıyor.

I'll take whoever wants to go.
İsteyen herkesi götüreceğim.

Whoever wants it may take it.
İsteyen onu alabilir.

She will give her picture to whoever wants it.
İsteyene resmini verecek.

She wants to become a biologist to help protect the environment.
Çevrenin korunmasına yardımcı olmak için biyolog olmak istiyor.

Wants Kelimesi İle İlgili Diğer Cümleleri Göster

Diğer adet ingilizce örnek cümlerleri görmek için üstte bulunan linke tıklayınız.

The couple wants to purchase a home.
Çift, bir ev satın almak istiyor.

The boy wants a toy.
Çocuk bir oyuncak istiyor.

He wants to drink champagne.
Şampanya içmek istiyor.

The teacher has given Tom permission to do whatever he wants.
Öğretmen Tom'a istediğini yapma izni verdi.

The man wants to know the truth.
Adam, gerçeği bilmek istiyor.

The city wants to extend the road.
Şehir yolu genişletmek istiyor.

He wants to live in the city.
Şehirde yaşamak istiyor.

She wants to live in the city.
Şehirde yaşamak istiyor.

He wants to go to Africa.
Afrika'ya gitmek istiyor.

The family wants to buy a house.
Aile bir ev satın almak istiyor.

The company wants to employ 20 people.
Şirket 20 kişiyi işe almak istiyor.

The company wants to hire 20 people.
Şirket 20 kişiyi işe almak istiyor.

Our company wants to take part in that research project.
Şirketimiz o araştırma projesinde yer almak istiyor.

Amy wants something new to wear.
Amy giyecek yeni bir şey istiyor.

Nobody wants to be poor in my country.
Ülkemde hiç kimse fakir olmak istemiyor.

My friend wants to live in Azerbaijan.
Arkadaşım Azerbaycan'da yaşamak istiyor.

My friend wants a car of his own.
Arkadaşım kendine ait bir araba istiyor.

That child wants a friend to play with.
Şu çocuk birlikte oynamak için bir arkadaş istiyor.

Right now, Tom just wants to be left alone.
Şu anda, Tom sadece yalnız bırakılmayı istiyor.

That girl wants a good slap!
Şu kız iyi bir tokat istiyor!

The whole nation wants peace.
Bütün ulus barış istiyor.

My grandfather wants to live quietly for the rest of his life.
Büyükbabam hayatının geriye kalan kısmını sakin bir şekilde yaşamak istiyor.

She wants to be a tennis player when she grows up.
Büyüyünce tenisçi olmak istiyor.

He wants to be a tennis player when he grows up.
Büyüyünce tenisçi olmak istiyor.

My father wants me to be an engineer.
Babam benim bir mühendis olmamı istiyor.

Your father wants you.
Baban seni istiyor.

He wants to take over his father's business.
Babasının işini devralmak istiyor.

The fish wants to escape.
Balık kaçmak istiyor.

A Mr. Brown wants you on the phone.
Bay Brown adında biri telefonda seni istiyor.

Mr Ikeda wants to buy a new car.
Bay Ikeda yeni bir araba satın almak istiyor.

There's a person named Mr. Ito who wants to see you.
Bay Ito adında seni görmek isteyen bir kişi var.

A Mr. Ito wants to see you.
Bay Ito diye birisi seni görmek istiyor.

A Mr. Marconi wants to see you.
Bay Marconi diye biri seni görmek istiyor.

A Mr. Miller wants to see you.
Bay Miller diye biri seninle görüşmek istiyor.

A man named Mr. Itoh wants to meet you.
Bay Otah adında bir adam sizinle görüşmek istiyor.

My baby wants to talk.
Bebeğim konuşmak istiyor.

The baby wants its mother.
Bebek annesini istiyor.

Maybe nobody wants to leave.
Belki hiç kimse gitmek istemiyor.

Maybe that's just what he wants you to believe.
Belki inanmanı istediği şey sadece budur.

Maybe Tom wants to be alone.
Belki Tom yalnız olmak istiyor.

Our country wants nothing but peace.
Benim ülkem barıştan başka bir şey istemiyor.

She wants me to go with her.
Benim onunla gitmemi istiyor.

He wants me to go with him.
Benim onunla gitmemi istiyor.

I don't know if she wants to go with me.
Benimle gitmek isteyip istemediğini bilmiyorum.

Whenever Beth's parents have guests, she wants to join their adult talk.
Beth'in ebeveynlerinin ne zaman misafirleri olsa, o, yetişkinlerin konuşmasına katılmak ister.

He who wants to travel the path of wisdom must not fear failure, for no matter how much progress he makes, his goal remains unattainably far off.
Bilgelik yolunda yürümek isteyen hatadan korkmamalı, zira ne kadar çok gelişme yaparsa yapsın hiç önemi yok, onun amacı elde edilemeyecek kadar uzak kalır.

A student wants to see you.
Bir öğrenci sizi görmek istiyor.

An infant is not capable of speaking, so it just screams until it gets what it wants.
Bir bebek konuşma yeteneğine sahip değildir, bu yüzden istediğini alana kadar sadece bağırır.

I'll ask him whether he wants another drink.
Bir içki daha isteyip istemediğini ona soracağım.

Ask if he wants another drink.
Bir içki daha isteyip istemediğini sorun.

She wants to buy a pony.
Bir midilli satın almak istiyor.

He wants to buy a pony.
Bir midilli satın almak istiyor.

In some ways, I envy him; he knows exactly what he wants and he's not afraid to take it.
Bir yandan da ona imreniyorum; tam olarak ne istediğini biliyor ve onu elde etmekten çekinmiyor.

Is there anyone who wants some more pie?
Biraz daha pasta isteyen var mı?

Somebody wants to send a message.
Biri bir mesaj göndermek istiyor.

Someone wants to play games.
Birisi oyunlar oynamak istiyor.

He wants to learn some English songs.
Birkaç İngilizce şarkı öğrenmek istiyor.

He is friendly to us and wants our help.
Bize karşı samimi ve yardımımızı istiyor.

He wants to pay back the money he owes.
Borçlandığı parayı geri ödemek istiyor.

He wants to pay off his debts.
Borçlarını tamamıyla ödemek istiyor.

He wants to pay off his loan.
Borcunu tamamıyla ödemek istiyor.

Brian regrets starting a relationship with her and wants to escape from her.
Brian onunla bir ilişki başlattığına pişman ve ondan kaçmak istiyor.

This soup wants a bit of salt.
Bu çorba biraz da tuz istiyor.

You may give this ticket to whoever wants it.
Bu bileti onu isteyene verebilirsin.

I'll give this apple to whoever wants it.
Bu elmayı isteyene vereceğim.

You may give this photograph to anyone who wants it.
Bu fotoğrafı isteyen herhangi birine verebilirsin.

I'll give this book to whoever wants it.
Bu kitabı kim isterse ona vereceğim.

Give this book to whoever wants it.
Bu kitabı onu isteyene ver.

You may give this picture to whoever wants it.
Bu resmi isteyen herkese verebilirsin.

Who wants to do that?
Bunu kim yapmak istiyor?

There's a man here that wants to see you.
Burada seni görmek isteyen bir adam var.

There's someone here who wants to see you.
Burada seni görmek isteyen biri var.

Clive wants to be an electronic engineer.
Clive bir elektronik mühendisi olmak istiyor.

Who wants to work on a Friday night?
Cuma gecesi kim çalışmak ister?

The DA wants me to testify against Tom.
DA benim Tom aleyhinde tanıklık yapmamı istiyor.

Nobody in the world wants war.
Dünyada hiç kimse savaş istemez.

He wants more.
Daha fazla istiyor.

She wants to dance.
Dans etmek istiyor.

She wants something very special for her birthday.
Doğum günü için çok özel bir şey istiyor.

The doctor said he wants you to get more exercise.
Doktor daha fazla egzersiz yapmanı istediğini söyledi.

The doctor said he wants you to rest.
Doktor dinlenmeni istediğini söyledi.

The doctor said he wants you to quit drinking.
Doktor içkiyi bırakmanı istediğini söyledi.

The doctor said he wants you to quit smoking.
Doktor sigarayı bırakmanı istediğini söyledi.

Dr. Miller wants you to wait for a while.
Dr. Miller, bir süre beklemenizi istiyor.

Tom may talk to Mary if he wants to.
Eğer isterse Tom Mary ile konuşabilir.

Tom may use my video camera if he wants to.
Eğer isterse video kameramı kullanabilir.

Tom can come with us if he wants to.
Eğer istiyorsa Tom bizimle gelebilir.

He wants to live as long as he can.
Elinden geldiğince uzun yaşamak istiyor.

Emily wants to learn Greek.
Emily Yunanca öğrenmek istiyor.