Aranacak Kelime ›

Türkçe kelime anlamı Bu olan Those kelimesinin kullanıldığı toplam 80 adet cümle bulundu. Those ile ilgili cümleleri ve bu örnek cümlelerin türkçe anlamlarını altında bulabilirsiniz.

Those kelimesiyle ilgili örnek Cümleler

He agreed with those unhappy people.
<Şu mutsuz insanlara katıldı.

People really knew how to have fun in those days.
İnsanlar o günlerde eğlenmeyi gerçekten biliyorlardı.

I admit that, without him, those ten years of my life would have been empty and without goals.
İtiraf ediyorum, o olmadan yaşamımın bu on yılı boş ve amaçsız olurdu.

But where do we get those sentences? And how do we translate them?
Ama bu cümleleri nerede buluruz? Ve onları nasıl çeviririz?

The Anglophones always complained about the vowels /a e i o u/ in artificial languages. Those sounds are used because most other sounds other people cannot pronounce.
Anglofonlar her zaman yapay dillerdeki ünlü seslerden/aeiou/ şikayet ettiler. Bu sesler diğer insanların telaffuz edemedikleri diğer bir çok seslerden dolayı kullanılırlar.

Did your mother make those?
Annen onları yaptı mı?

Actually, I didn't know anything about those plans.
Aslında, o planlar hakkında bir şey bilmiyordum.

I helped carry those bags.
Şu çantaları taşımaya yardım ettim.

Those flowers have died.
Şu çiçekler ölmüş.

Are those flowers for me?
Şu çiçekler benim için mi?

I'm looking at those flowers.
Şu çiçeklere bakıyorum.

Those Kelimesi İle İlgili Diğer Cümleleri Göster

Diğer adet ingilizce örnek cümlerleri görmek için üstte bulunan linke tıklayınız.

Those children use bad words.
Şu çocuklar kötü sözler kullanırlar.

Those children are cheerful.
Şu çocuklar neşeliler.

Those children are potential customers.
Şu çocuklar potansiyel müşteri.

Those students work hard, don't they?
Şu öğrenciler çok çalışırlar, değil mi?

Those students didn't both pass the test.
Şu öğrencilerin her ikisi testi geçmedi.

What animals inhabit those islands?
Şu adalarda hangi hayvanlar yaşar?

Who are those guys?
Şu adamlar kimdir?

Are those guys your friends?
Şu adamlar senin arkadaşların mı?

Are those guys your brothers?
Şu adamlar senin erkek kardeşlerin mi?

Are those guys from your school?
Şu adamlar sizin okuldan mı?

Do you recognize those men?
Şu adamları tanıyor musun?

One of those men is Tom.
Şu adamlardan birisi Tom'dur.

I need those car keys.
Şu araba anahtarlarına ihtiyacım var.

Those shoes go well with this white skirt.
Şu ayakkabılar bu beyaz etekle iyi gider.

Those shoes are a perfect match for this white skirt.
Şu ayakkabılar bu beyaz etekle mükemmel bir uyum sağlar.

Did you pay for those shoes?
Şu ayakkabılar için ödeme yaptınız mı?

Those shoes won't do for climbing.
Şu ayakkabılar tırmanma için işe yaramaz.

Air those shoes!
Şu ayakkabıları havalandır.

I want those shoes!
Şu ayakkabıları istiyorum.

She sympathized with those unfortunate people.
Şu şanssız insanlara acıdı.

Those present were all moved to tears.
Şu bulunanların hepsi gözyaşlarına boğuldu.

Look at those clouds! It's going to rain.
Şu bulutlara bakın! Yağmur yağacak.

Look at those clouds.
Şu bulutlara bakın.

Learn those sentences.
Şu cümleleri öğrenin.

Teach those sentences.
Şu cümleleri öğret

One of those boys is Tom.
Şu delikanlılardan birisi Tom'dur.

Do you know which one of those boys is Tom?
Şu delikanlılardan hangisinin Tom olduğunu biliyor musun?

I need those files.
Şu dosyalara ihtiyacım var.

Those apples are big.
Şu elmalar büyük.

Those houses are 500 years old.
Şu evler 500 yıllıktır.

Those houses are big.
Şu evler büyük.

Those photos are hers.
Şu fotoğraflar onun.

Let me have a look at those photos.
Şu fotoğraflara bir göz atayım.

Those glasses suit you.
Şu gözlükler size uyar.

Those roses are very beautiful.
Şu güller çok güzeldir.

In those days, he was a student.
Şu günlerde bir öğrenciydi.

Those animals' behavior is absurd.
Şu hayvanların davranışı saçmadır.

Those two children were the same age.
Şu iki çocuk aynı yaştaydı.

Those two boys are cousins.
Şu iki çocuk kuzendir.

Neither of those two students passed the test.
Şu iki öğrenci de testi geçmedi.

Those two experiments yielded similar results.
Şu iki deney benzer sonuçlar vermiştir.

It seems those two are made for each other.
Şu ikisi birbirleri için yapılmış gibi görünüyor.

Are those two going out?
Şu ikisi dışarı gidiyorlar mı?

Those two are exactly alike.
Şu ikisi tam olarak birbirine benziyor.

Those twin brothers have similar faces.
Şu ikiz erkek kardeşler benzer yüzlere sahip.

Those twins look like two peas in a pod.
Şu ikizler bezelyedeki iki tane gibi benziyorlar.

I recalled a newspaper story about those twins.
Şu ikizler hakkındaki gazete makalesini hatırlattım.

Are those people crazy?
Şu insanlar deli mi?

Those people are dangerous.
Şu insanlar tehlikeli.

Get those people out of here.
Şu insanları buradan çıkarın.

Do you know those people?
Şu insanları tanıyor musun?

Those people now had no jobs.
Şu insanların şimdi işleri yoktu.

Do you know who those people are?
Şu insanların kim olduklarını biliyor musun?

One of those people might be Tom.
Şu insanlardan birisi Tom olabilir.

One of those people may be Tom.
Şu insanlardan birisi Tom olabilir.

I can't stand those goody-goody types.
Şu iyilik timsali tiplere dayanamam.

I know those girls.
Şu kızları tanıyorum.

Which of those girls do you like?
Şu kızlardan hangisini seviyorsun?

Those women were too surprised to speak.
Şu kadınlar konuşamayacak kadar şaşkındılar.

Where did you see those women?
Şu kadınları nerede gördün?

Those dark clouds will probably bring rain.
Şu kara bulutlar muhtemelen yağmur getirecek.

What are those cards, Jan?
Şu kartlar nedir, Jan?

Who are those people?
Şu kişiler kimler?

Those are my books.
Şu kitaplar benim.

Those books look as if they're going to topple over any minute.
Şu kitaplar her an devrileceklermiş gibi görünüyor.

Those books are theirs.
Şu kitaplar onların.

What did you do with those books?
Şu kitaplarla ne yaptın?

Would you like some of those cookies?
Şu kurabiyelerden biraz ister misiniz?

Those Hungarian girls are very pretty.
Şu Macar kızları çok güzel.

Those candles aren't white.
Şu mumlar beyaz değiller.

Just put those packages anywhere.
Şu paketleri bir yere koyuver.

Those chairs are in the way.
Şu sandalyeler yolu kapatıyor.

Don't you hear those sirens?
Şu sirenleri duymuyor musun?

Look at those black clouds.
Şu siyah bulutlara bak.

Those trains run every three minutes.
Şu trenler her üç dakikada bir çalışırlar.

Those prisoners were set free yesterday.
Şu tutuklular dün serbest bırakıldı.

I know those tall girls quite well.
Şu uzun boylu kızları oldukça iyi tanırım.

Whose shoes are those?
Şunlar kimin ayakkabıları?

What are those?
Şunlar nedir?

Those are Tom's dogs.
Şunlar Tom'un köpekleri.

Look at those.
Şunlara bak.

I need those.
Şunlara ihtiyacım var.

Can we make one of those?
Şunlardan birini yapabilir miyiz?

Do you want to get one of those?
Şunlardan birisini almak ister misin?

Those standing were all men.
Ayakta duranların hepsi erkekti.

I don't like those who say so.
Öyle söyleyenleri sevmiyorum.

Not all those students are present.
Bütün öğrenciler mevcut değiller.

All those flowers look alike.
Bütün bu çiçekler benzer görünüyor.

All those things are true.
Bütün bu şeyler doğrudur.