Aranacak Kelime ›

Türkçe kelime anlamı Soket olan Socket kelimesinin kullanıldığı toplam 13 adet cümle bulundu. Socket ile ilgili cümleleri ve bu örnek cümlelerin türkçe anlamlarını altında bulabilirsiniz.

Socket kelimesiyle ilgili örnek Cümleler

Tom pushed the plug into the socket.
Tom fişi prize taktı.

Never plug your finger into the socket.

Take the fork out of the electric socket.

The eye socket is the bone receptacle in which the eye fits.

The new trendy way to drink vodka is to pour it directly into your eye socket. However, doing so could seriously damage your vision.

There are sparks flying out of the electric socket.

Tom stuck a fork into the electrical socket.

When he openly declared he would marry Pablo, he almost gave his grandmother a heart attack and made his aunt's eyes burst out of their sockets; however, his little sister beamed with pride.
O Pablo ile evleneceğini açıkça ilan ettiğinde, neredeyse büyük annesine kalp krizi geçirtecekti , halasının gözlerini yuvasından fırlattıracaktı fakat küçük kızkardeşi gururla baktı.

His legs are as pillars of marble, set upon sockets of fine gold.

The fat woman, the young couple, the sleeping Indian and the tall man in black, but now skin and flesh and hair had disappeared, and empty eye sockets stared from gleaming white skulls.

There are only two sockets in the meeting room.

Socket Kelimesi İle İlgili Diğer Cümleleri Göster

Diğer adet ingilizce örnek cümlerleri görmek için üstte bulunan linke tıklayınız.

Two sockets are not enough for a meeting room.

You might want to childproof those electrical sockets.