Aranacak Kelime ›

Türkçe kelime anlamı çıkın olan Quit kelimesinin kullanıldığı toplam 80 adet cümle bulundu. Quit ile ilgili cümleleri ve bu örnek cümlelerin türkçe anlamlarını altında bulabilirsiniz.

Quit kelimesiyle ilgili örnek Cümleler

You must quit drinking.
İçki içmekten vazgeçmelisin.

This is why I quit the job.
İşi bırakmamın nedeni budur.

I've decided not to quit.
İşi bırakmamaya karar verdim.

It is not necessary for you to quit the job.
İşi bırakman gerekli değil.

I've decided to quit my job.
İşi bırakmaya karar verdim.

You can always quit the job.
İşi her zaman terk edebilirsin.

I wanna quit my job.
İşimi bırakmak istiyorum.

I've decided to quit my job and take a trip around the world.
İşimi bırakmaya ve dünya çapında bir gezi yapmaya karar verdim.

I quit my job.
İşimi bıraktım.

Now that you've decided to quit your job, you look happy.
İşinden ayrılmaya karar verdiğinden dolayı mutlu görünüyorsun.

Are you sure that you want to quit your job?
İşini bırakmak istediğinden emin misin?

Quit Kelimesi İle İlgili Diğer Cümleleri Göster

Diğer adet ingilizce örnek cümlerleri görmek için üstte bulunan linke tıklayınız.

He has every reason to quit his job.
İşini bırakması için her türlü nedeni var.

Do you really want to quit your job?
İşini bırakmayı gerçekten istiyor musun?

He regretted having quit his job.
İşini bıraktığına pişman oldu.

It is a mystery why he quit his job.
İşini niçin bıraktığı bir sırdır.

If you were to quit your job, what would you do?
İşinizden ayrılırsan, ne yaparsın?

You still haven't told me why you quit your job.
İşinizden ayrılma nedeninizi hâlâ bana söylemediniz.

Are you going to quit your job?
İşinizi bırakacak mısınız?

Two days ago I quit my job.
İki gün önce işimden istifa ettim.

I quit smoking two years ago.
İki yıl önce sigara içmeyi bıraktım.

You shouldn't quit English.
İngilizceden vazgeçmemelisin.

Don't quit English.
İngilizceden vazgeçmeyin.

I'll quit.
İstifa edeceğim.

She quit her job to look after her child.
Çocuğuna bakmak için işini bıraktı.

Quit acting like a child.
Çocuk gibi davranmaktan vazgeç.

I used to smoke a lot, but now I've quit.
Çok sigara içerdim ama şimdi bıraktım.

You can't quit now.
Şimdi bırakamazsın.

I'm not going to quit now.
Şimdi bırakmayacağım.

I've been asked to quit the company.
Şirketten ayrılmam istendi.

You should've quit when you were ahead.
Öndeyken vazgeçmemeliydin.

I quit smoking three years ago.
Üç yıl önce sigarayı bıraktım.

I can't quit now.
Artık bırakamam.

I never told you to quit.
Asla sana gitmeni söylemedim.

Quit fooling around.
Aylaklık etmekten vazgeç.

I don't want to quit.
Ayrılmak istemiyorum.

I'm going to quit.
Bırakacağım.

Let's quit and go home.
Bırakalım ve eve gidelim.

You're the one who quit.
Bırakan sensin.

Don't quit.
Bırakma.

I want to quit.
Bırakmak istiyorum.

I should quit.
Bırakmalıyım.

I've got to quit.
Bırakmalıyım.

I thought you quit.
Bıraktığını sanıyordum.

My father has decided to quit smoking.
Babam sigarayı bırakmaya karar verdi.

My father decided to quit smoking.
Babam sigarayı bırakmaya karar verdi.

My father quit smoking.
Babam sigarayı bıraktı.

Quit touching me.
Bana dokunmaktan vazgeçin.

Some people gain weight when they quit smoking.
Bazı insanlar sigara içmeyi bıraktıklarında kilo alır.

She quit her job for some reason.
Bazı nedenlerden dolayı işini bıraktı.

Sometimes, many problems and a lot of stress can lead you to quit your job. You must learn how to handle it quickly.
Bazen çok sayıda sorun ve stres, işi bırakmanıza yol açabilir. Çabucak onunla nasıl başa çıkacağınızı öğrenmeniz gerekir.

I want to quit my current job.
Ben şu anki işimi bırakmak istiyorum.

I quit smoking and drinking.
Ben sigara ve içki içmekten vazgeçtim.

I swear, John. As of today, I quit smoking.
Ben yemin ediyorum, John. Bugün itibariyle, sigarayı bırakıyorum.

I think you should quit.
Bence bırakmalısın.

I think we should quit.
Bence vazgeçmeliyiz.

Don't you quit on me.
Benden vazgeçmiyor musun?

Don't quit on me.
Beni bırakma.

Quit bothering me.
Beni rahatsız etmeyi bırak.

Quit teasing me.
Benimle dalga geçmeyi bırak.

I quit after a week.
Bir hafta sonra bıraktım.

Open an image and select an image layout. Click "Open" for opening an image. Click "Quit" for quitting the program. "Image Layout" feature allows you to view in any layout.
Bir resim açın ve bir resim düzeni seçin. Bir resim açmak için "Aç"'a tıklatın. Programdan çıkmak için "Çıkış"'ı tıklatın. "Resim Düzeni" özelliği herhangi bir düzende göstermenize olanak tanır.

I've quit drinking beer.
Bira içmeyi bıraktım.

He refused to quit despite many obstacles.
Birçok engele rağmen vazgeçmeyi reddetti.

Let's quit fighting before somebody gets hurt.
Birisi yaralanmadan önce dövüşmeyi bırakalım.

He tried in vain to quit smoking.
Boş yere sigarayı bırakmayı denedi.

By the way, did you hear that Mary quit her job?
Bu arada, Mary'nin işinden ayrıldığını duydun mu?

How can I quit this job?
Bu işi nasıl bırakabilirim?

Let's quit here and continue tomorrow.
Burada bırakalım ve yarın devam edelim.

You're going to have to quit skipping classes.
Dersleri atlamayı bırakmak zorunda kalacaksın.

The doctor said he wants you to quit drinking.
Doktor içkiyi bırakmanı istediğini söyledi.

The doctor said he wants you to quit smoking.
Doktor sigarayı bırakmanı istediğini söyledi.

My doctor told me to quit taking aspirin.
Doktorum bana aspirin almayı bırakmamı söyledi.

If you quit your job, you'll be burning your bridges.
Eğer işinizi bırakırsanız, geriye dönüşünüz olmayacak.

If you know what's good for you, you'll quit doing that.
Eğer sizin için neyin iyi olduğunu biliyorsanız, onu yapmaktan vazgeçeceksiniz.

You should tell Tom that Mary would prefer it if he would quit calling her.
Eğer Tom Mary'yi aramaktan vazgeçerse, Mary'nin bunu tercih edeceğini Tom'a söylemelisin.

I'm willing to quit if you want me to.
Eğer yapmamı istiyorsan çıkmaya hazırım.

Quit joking around.
Etrafta şaka yapmayın.

Since I got married, I've quit working.
Evlendiğimden beri çalışmıyorum.

The sun went down, so they quit working.
Güneş battı, bu yüzden çalışmayı bıraktılar.

I quit the baseball club last week.
Geçen hafta beyzbol kulübünden ayrıldım.

She may have to quit her job next month.
Gelecek ay işini bırakmak zorunda kalabilir.

You can't just quit.
Henüz terk edemezsin.

We all quit.
Hepimiz bıraktık.

Hey, it's about time you quit it with the panty jokes. You'll put off the readers, you creeper!
Hey, külotlu şakalardan vazgeçmenin zamanı geldi.Okuyucuları soğutacaksın,seni sürüngen.

Don't you ever quit?
Hiç bıraktın mı?

I hate myself for not having the will power to quit eating junk food.
Ivır zıvır yiyecek yemekten vazgeçmek için irade gücüne sahip olmadığım için kendimden nefret ediyorum.

Jane is very content with her job and has no desire to quit it.
Jane işinden çok memnun ve çıkma arzusu yok.

John did not know how to explain to his wife that he had quit his job.
John işini bıraktığını eşine nasıl açıklayacağını bilmiyordu.

I wish Tom would quit talking about Mary.
Keşke Tom Mary hakkında konuşmayı bıraksa.

Quit gambling.
Kumardan vazgeç.

Please don't quit.
Lütfen bırakma.

I quit my job and moved so I could start off with a clean slate.
Maziye sünger çekip yeniden başlamak için işimi bıraktım ve taşındım.

Has Mike quit drinking?
Mike içmeyi bıraktı mı?

I know when to quit.
Ne zaman istifa edeceğimi biliyorum.

When are you going to quit smoking?
Ne zaman sigarayı bırakacaksın?

Why did you quit?
Neden bıraktın?

Why not just quit?
Neden sadece bırakmıyorsun?

Why don't you quit?
Niçin bırakmıyorsun?

She quit the company.
O şirketten ayrıldı.

She's made up her mind to quit the company.
O şirketten istifa etmek için kararını verdi.