Aranacak Kelime ›

Türkçe kelime anlamı Görünüyor olan Looks kelimesinin kullanıldığı toplam 38 adet cümle bulundu. Looks ile ilgili cümleleri ve bu örnek cümlelerin türkçe anlamlarını altında bulabilirsiniz.

Looks kelimesiyle ilgili örnek Cümleler

Though he is more than sixty years old, he looks young.
60 yaşından fazla olmasına rağmen o hala genç görünüyor.

In spring everything looks bright.
İlkbaharda her şey parlak görünür.

It looks fine.
İyi görünüyor.

Your bag looks heavy.
Çantan ağır görünüyor.

The grass looks nice.
Çim güzel görünüyor.

Who looks after the children?
Çocuklara kim bakıyor?

It looks so festive.
Çok şenlikli görünüyor.

It looks suspicious.
Şüpheli görünüyor.

It looks amazing.
Şaşırtıcı görünüyor.

Your hat looks silly.
Şapkan saçma görünüyor.

The girl under the tree looks sad.
Ağacın altındaki kız üzgün gözüküyor.

Looks Kelimesi İle İlgili Diğer Cümleleri Göster

Diğer adet ingilizce örnek cümlerleri görmek için üstte bulunan linke tıklayınız.

It looks like you've been crying.
Ağlıyorsun gibi görünüyor.

Our teacher looks very young.
Öğretmenimiz çok genç görünüyor.

Our teacher looks young for her age.
Öğretmenimiz yaşına göre genç görünüyor.

It looks painful.
Acıtıcı gözüküyor.

It looks great so far.
Şimdiye kadar harika görünüyor.

It looks like snow toward evening.
Akşama doğru kar yağacak gibi görünüyor.

The actress looks younger than she really is.
Aktris gerçekte olduğundan daha genç görünüyor.

Ania looks very cute to me.
Ania bana çok tatlı görünüyor.

My mother looks young for her age.
Annem yaşına göre genç görünüyor.

Her mother is not as old as she looks.
Annesi göründüğü kadar yaşlı değil.

His mother looks young for her age.
Annesi yaşına göre genç görünüyor.

I don't think that she looks like her mother.
Annesine benzediğini sanmıyorum.

The young woman under that tree looks sad.
Şu ağacın altındaki genç kadın üzgün görünüyor.

It looks like there are now over two thousand Uyghur sentences on Tatoeba!
Şu anda Tatoeba'da iki binin üzerinde Uygurca cümle var gibi görünüyor.

That white dress looks good on you.
Şu beyaz elbise sana yakışıyor.

That dress looks stunning on you.
Şu elbise üstünde çok güzel görünür.

That lake looks like the sea.
Şu göl denize benziyor.

That girl looks very pretty.
Şu kız çok güzel gözüküyor.

That girl looks like her mother.
Şu kız annesine benziyor.

That girl looks like a boy.
Şu kız bir erkek çocuğu gibi görünüyor.

That little house looks just like the little house my grandmother lived in when she was a little girl, on a hill covered with daisies and apple trees growing around.
Şu küçük ev, küçük bir kızken ninemin yaşadığı, papatyalarla kaplı ve etrafında elma ağaçları olan bir tepede bulunan küçük eve çok benziyor.

Seen from the moon, the earth looks like a ball.
Aydan bakınca dünya bir topa benzer.

He looks like his grandfather.
Büyükbabasına benziyor.

It looks fascinating.
Büyüleyici görünüyor.

My father is 48, but he looks young for his age.
Babam 48 yaşında ama yaşına göre genç gösteriyor.

My father is not as old as he looks.
Babam göründüğü kadar yaşlı değildir.

It looks like your luggage is on the next flight.
Bagajınız bir sonraki seferde gibi görünüyor.

Looks are important.
Bakışlar önemlidir.

Mr. Davis looks very tired.
Bay Davis çok yorgun görünüyor.

Mr Davis looks very tired.
Bay Davis çok yorgun görünüyor.

Mr. Yamanaka looks young for his age.
Bay Yamanaka, kendi yaşına göre genç görünüyor.

My sister often looks after the baby.
Bebeğe çoğunlukla kız kardeşim bakar.

Ben is not as young as he looks.
Ben göründüğü kadar genç değil.

I think everyone looks back on their childhood with some regret.
Bence herkes biraz pişmanlık ile kendi çocukluğuna geri bakar.

I think your new hair color looks good.
Bence yeni saç rengin güzel görünüyor.

My house looks toward the sea.
Benim evim denize doğru bakar.

My house looks to the south.
Benim evim güneye bakıyor.

My room looks out on the street.
Benim odam caddeye bakar.

It looks like something's going to happen.
Bir şey olacak gibi görünüyor.

A man is as old as he feels, and a woman as old as she looks.
Bir erkek hissettiği kadar ve bir kadın göründüğü kadar yaşlıdır.

Don't judge a man by the way he looks.
Bir insanı görüntüsüyle yargılama.

You shouldn't judge a person by his looks.
Bir kişiyi görünüşüyle yargılamamalısın.

Never choose a vocation just because it looks easy.
Bir mesleği asla sadece kolay göründüğü için tercih etme.

The job of a driver is not as easy as it looks.
Bir sürücünün işi göründüğü kadar kolay değildir.

A driver's job is not as easy as it looks.
Bir sürücünün işi göründüğü kadar kolay değildir.

It looks like you have a problem.
Bir sorunun var gibi görünüyor.

I know what a stapler looks like.
Bir tel zımbanın neye benzediğini biliyorum.

A bat flying in the sky looks like a butterfly.
Bir yarasa gökyüzünde bir kelebek gibi uçuyor.

It looks like an egg.
Bir yumurta gibi görünüyor.

He looks a bit tired, doesn't he?
Biraz yorgun görünüyor, değil mi?

He looks a bit tired.
Biraz yorgun gözüküyor.

It looks like he might win first prize.
Birincilik ödülünü kazanabilir gibi görünüyor.

When we're children, everything around us looks so big.
Biz çocukken etrafımızdaki her şey çok büyük görünür.

Bob looks down on his brother for not being good at sports.
Bob sporlarda iyi olmadığı için erkek kardeşini küçümsüyor.

Brian looks blue.
Brian hüzünlü görünüyor.

The bronze statue looks quite nice from a distance.
Bronz heykel uzaktan oldukça güzel görünüyor.

This child looks like its father.
Bu çocuk babasına benziyor.

This car looks like mine.
Bu araba benimkine benziyor.

It looks like this car is his.
Bu araba onunki gibi görünüyor.

This looks amazing.
Bu şaşırtıcı görünüyor.

This looks fantastic.
Bu şahane görünüyor.

It looks like an apple.
Bu bir elmaya benziyor.

This looks a little like French, but it isn't.
Bu biraz Fransızcaya benziyor ama değil.

This coat looks loose on me.
Bu ceket üzerimde bol görünüyor.

This time, it looks like it is me who is wrong.
Bu defa hatalı olan benim gibi görünüyor.

This room looks like a pigsty.
Bu ev bir domuz ahırına benziyor.

It's easier than it looks.
Bu göründüğünden daha kolay.

It's harder than it looks.
Bu göründüğünden daha zor.

It looks like we're staying here tonight.
Bu gece burada kalacağız gibi görünüyor.

This looks great.
Bu harika görünüyor.

This looks wonderful.
Bu harika görünüyor.

This looks like silk.
Bu ipeğe benziyor.

This looks good.
Bu iyi görünüyor.

It looks good.
Bu iyi görünüyor.

Who looks after this dog?
Bu köpeğe kim bakıyor?

This looks bad.
Bu kötü görünüyor.

This book looks interesting.
Bu kitap ilginç görünüyor.

This looks awful.
Bu korkunç görünüyor.

This looks delicious.
Bu lezzetli görünüyor.

This window overlooks the whole city.
Bu pencere tüm şehre bakıyor.

This looks like it might be the weapon that was used to kill Tom.
Bu Tom'u öldürmek için kullanılan silah olabilir gibi görünüyor.

This looks as though it will drag on and on.
Bu uzun süre sürüklenecek gibi gözüküyor.

This bed looks solid.
Bu yatak sağlam gözüküyor.

That looks like an awful lot for two people.
Bu, iki kişi için oldukça çok şey gibi görünüyor.

She looks very happy today.
Bugün çok mutlu görünüyor.

It looks like it'll rain today, too.
Bugün de yağmur yağacağa benziyor.

She looks better today than when I her saw last.
Bugün onu en son gördüğümden daha iyi görünüyor.

It looks like today will be a long day.
Bugün uzun bir gün olacak gibi görünüyor.

It looks like it may rain today. I'm worried that our cherry-blossom-viewing party might be canceled.
Bugün yağmur yağabilir gibi görünüyor. Kiraz çiçeği partisinin iptal edilebileceğinden endişeliyim.