Aranacak Kelime ›

Türkçe kelime anlamı Yalan olan Lied kelimesinin kullanıldığı toplam 80 adet cümle bulundu. Lied ile ilgili cümleleri ve bu örnek cümlelerin türkçe anlamlarını altında bulabilirsiniz.

Lied kelimesiyle ilgili örnek Cümleler

I lied on my job application.
İş başvurumda yalan söyledim.

She was accused of having lied about the affair.
İş hakkında yalan söylemekle suçlandı.

I lied to my parents.
Aileme yalan söyledim.

I've never lied to you.
Asla sana yalan söylemedim.

In fact she lied.
Aslında, o yalan söyledi.

He has lied to me again and again.
Bana tekrar tekrar yalan söyledi.

You lied to me.
Bana yalan söyledin.

You lied to me.
Bana yalan söyledin.

You shouldn't have lied to me.
Bana yalan söylememeliydin.

You lied to me again.
Bana yine yalan söyledin.

I lied unwillingly.
Ben istemeden yalan söyledim.

Lied Kelimesi İle İlgili Diğer Cümleleri Göster

Diğer adet ingilizce örnek cümlerleri görmek için üstte bulunan linke tıklayınız.

I think you lied to me.
Bence bana yalan söyledin.

I've never lied to you before.
Daha önce sana hiç yalan söylemedim.

I lied to you the other night.
Geçen akşam sana yalan söyledim.

The fact is that she lied.
Gerçek şu ki o yalan söyledi.

Harry is ashamed of having lied to Sally.
Harry, Sally'ye yalan söylediği için utanıyor.

He clearly lied.
O açıkça yalan söyledi.

She lied from start to finish.
O baştan sona yalan söyledi.

He lied to my face.
O benim yüzüme yalan söyledi.

He lied to us.
O bize yalan söyledi.

He's lied to me in the past and I don't trust him.
O geçmişte bana yalan söyledi ve ona güvenmiyorum.

He lied readily.
O kolayca yalan söyledi.

I lied about that.
O konuda yalan söyledim.

He lied to me.
O, bana yalan söyledi.

He accused her of having lied to him.
O, onu ona yalan söylemekle suçladı.

She accused him of having lied to her.
O, onu ona yalan söylemekle suçladı.

He made an admission that he had lied.
O, yalan söylediğini itiraf etti.

He was accused of having lied about the affair.
Olay hakkında yalan söylemekle suçlandı.

Not only did they ignore the protest, they also lied to the press.
Onlar sadece protestoyu görmezden gelmediler, aynı zamanda basına yalan söylediler.

They lied to you.
Onlar size yalan söylediler.

He lied about it.
Onun hakkında yalan söyledi.

He lied about his age.
Onun yaşı hakkında yalan söyledi.

It's obvious that he lied.
Onun yalan söylediği açık.

She lied to the policeman.
Polise yalan söyledi.

I lied to you.
Sana yalan söyledim.

I haven't lied to you.
Sana yalan söylemedim.

I shouldn't have lied to you.
Sana yalan söylememeliydim.

I think it's a pity that he lied.
Sanırım maalesef o yalan söyledi.

You lied to me, didn't you?
Sen bana yalan söyledin, değil mi?

Okay, I lied.
Tamam, ben yalan söyledim.

Tom lied to me.
Tom bana yalan söyledi.

Tom lied to us.
Tom bize yalan söyledi.

Tom lied about being in Boston.
Tom Boston'da olduğu hakkında yalan söyledi.

Tom lied about it.
Tom bu konuda yalan söyledi.

Tom lied about where he'd been last night.
Tom dün gece nerede olduğu hakkında yalan söyledi.

Tom lied about being able to speak French.
Tom Fransızca konuşabildiği hakkında yalan söyledi.

Tom never lied.
Tom hiç yalan söylemedi.

Tom lied to Mary when he said he didn't know John.
Tom John'u tanımadığını söylediğinde Mary'ye yalan söyledi.

Tom lied about his weight.
Tom kilosu hakkında yalan söyledi.

Tom lied about his age to get into the club.
Tom kulübe girebilmek için yaşı hakkında yalan söyledi.

Tom knows Mary lied.
Tom Mary'nin yalan söylediğini biliyor.

Tom lied to Mary.
Tom Mary'ye yalan söyledi.

Tom accused Mary of having lied to him.
Tom Mary'yi kendisine yalan söylemekle suçladı.

Tom lied about taking the money.
Tom parayı almak için uzandı.

Tom lied to the police.
Tom polislere yalan söyledi.

Tom lied to you about having lived in Boston.
Tom sana Boston'da yaşadığı hakkında sana yalan söyledi.

Tom lied to you.
Tom sana yalan söyledi.

Tom has lied to you.
Tom sana yalan söyledi.

Tom lied to you.
Tom sana yalan söyledi.

Tom lied to you.
Tom size yalan söyledi.

Tom lied about his age.
Tom yaşı hakkında yalan söyledi.

Tom lied to Mary about everything.
Tom, her şey hakkında Mary'ye yalan söyledi.

I never lied to Tom.
Tom'a hiç yalan söylemedim.

I've never lied to Tom.
Tom'a hiç yalan söylemedim.

I lied to Tom.
Tom'a yalan söyledim.

You lied to Tom.
Tom'a yalan söyledin.

I'm pretty sure Tom lied to Mary.
Tom'un Mary'ye yalan söylediğinden oldukça eminim.

I can't believe Tom lied to my face about what happened.
Tom'un olanlar hakkında yüzüme karşı yalan söylediğine inanamıyorum.

It's possible that Tom lied to you.
Tom'un sana yalan söylemiş olması mümkündür.

It's obvious that Tom lied.
Tom'un yalan söylediği belli.

I know Tom lied.
Tom'un yalan söylediğini biliyorum.

She lied.
Yalan söyledi.

Tell Tom you lied.
Yalan söylediğini Tom'a söyle.

I lied. Please forgive.
Yalan söyledim. Lütfen affet.

I shouldn't have lied.
Yalan söylememeliydim.

You're the one who lied.
Yalan söyleyen sensin.

"What?" Pharamp asked. "Nothing," Sysko lied, "we were talking about the effect of Confucianism on modern Chinese socialism."

As I must confess to my shame, I lied.

Because he lied, he was punished.

Bush Jr. never lied to Americans.

Do you think Tom lied?

Do you want to know why I lied to Tom?

English uses the German word "lied" to define a German art song, while German uses the English word "Song" to define a pop song or a song with critical content such as found in Brecht.

Even Tom is surprised that Mary lied.

Have I ever lied to you?

Have you ever lied to your boyfriend?

Have you ever lied to your mother?

He cussed me out for having lied to him.

He flat-out lied.

He lied about his age to get into the club.

He lied about taking the money.

He lied about the matter.

He lied by intent.

He lied his way out of it.

He lied to his parents.

He lied to me. I cannot trust him any longer.

He lied to me. That is why I am angry with him.

He lied to you.

He lied, without hesitation.

He obviously lied.