Aranacak Kelime ›

Türkçe kelime anlamı öğrenme olan Learning kelimesinin kullanıldığı toplam 80 adet cümle bulundu. Learning ile ilgili cümleleri ve bu örnek cümlelerin türkçe anlamlarını altında bulabilirsiniz.

Learning kelimesiyle ilgili örnek Cümleler

I'm learning English.
İngilizce öğreniyorum.

Learning English requires patience.
İngilizce öğrenmek sabır gerektirir.

Learning English is hard work.
İngilizce öğrenmek zor bir iştir.

You will derive great benefits from learning English.
İngilizce öğrenmekten büyük yararlar sağlayacaksın.

He started learning English at the age of eleven.
İngilizce öğrenmeye on bir yaşında başladı.

I'm learning Irish.
İrlandaca öğreniyorum.

It is worthwhile learning Spanish.
İspanyolca öğrenmeye değer.

We had good time, learning English.
İyi zaman geçirdik, İngilizce öğrendik.

I'm learning Czech.
Çekce öğreniyorum.

I am learning Chinese.
Çince öğreniyorum.

I'm learning Chinese.
Çince öğreniyorum.

Learning Kelimesi İle İlgili Diğer Cümleleri Göster

Diğer adet ingilizce örnek cümlerleri görmek için üstte bulunan linke tıklayınız.

The child is learning quickly.
Çocuk çabucak öğreniyor.

The children are learning to add and subtract.
Çocuklar toplama ve çıkarmayı öğreniyor.

Learning is one thing, and common sense another.
Öğrenmek bir şey sağduyu başka bir şeydir.

I love learning.
Öğrenmeyi severim.

What are you learning from the teacher?
Öğretmenden ne öğreniyorsun?

I'm learning French now.
Şimdi Fransızca öğreniyorum.

I'm now learning French.
Şimdi Fransızca öğreniyorum.

I am learning to play the guitar now.
Şimdi gitar çalmayı öğreniyorum.

I'm learning to play the guitar now.
Şimdi gitar çalmayı öğreniyorum.

I am learning Arabic.
Arapça öğreniyorum.

We are learning Arabic.
Arapça öğreniyoruz.

I am learning Basque.
Bask dili öğreniyorum.

I have been learning to drive.
Ben araba sürmeyi öğrenmekteyim.

I'm learning Basque.
Ben Bask lisanı öğreniyorum.

I have been learning a science.
Ben bir bilim öğrenmekteyim.

I am learning a little English.
Ben biraz İngilizce öğreniyorum.

I'm Brazilian and I'm learning Japanese.
Ben Brezilyalıyım ve Japonca öğreniyorum.

I started learning Chinese last week.
Ben geçen hafta Çince öğrenmeye başladım.

I am learning Japanese.
Ben Japonca öğreniyorum.

I'm learning music.
Ben müzik öğreniyorum.

I am learning two foreign languages.
Ben, iki yabancı dil öğreniyorum.

Unless you started learning English as a child, you're unlikely to ever sound like a native speaker.
Bir çocukken İngilizce öğrenmeye başlamazsan, bir yerli gibi konuşman olası değildir.

Learning a language is not easy.
Bir dil öğrenmek kolay değildir.

The traditional way of learning a language may satisfy at most one's sense of duty, but it can hardly serve as a source of joy. Nor will it likely be successful.
Bir dil öğrenmenin geleneksel yolu olsa olsa birinin görev duygusunu tatmin edebilir ama o bir sevinç kaynağı olarak hizmet edemez. Ayrıca muhtemelen başarılı olmayacaktır.

Learning a foreign language requires perseverance.
Bir yabancı dil öğrenmek azim gerektirir.

A little learning is a dangerous thing.
Birazcık öğrenme tehlikeli bir şeydir.

We want to bring language tools to the next level. We want to see innovation in the language learning landscape. And this cannot happen without open language resources which cannot be built without a community which cannot contribute without efficient platforms.
Biz dil araçlarını bir sonraki seviyeye getirmek istiyoruz.Biz dil öğrenme manzarasında yenilik görmek istiyoruz.Ve bu, bir topluluk olmadan inşa edilemeyen verimli platformlar olmadan katkıda bulunamayan açık dil kaynakları olmadan olamaz.

Our baby is learning to speak.
Bizim bebek konuşmayı öğreniyor.

This is a good learning environment.
Bu iyi bir öğrenme ortamıdır.

I'm interested in learning how to do that.
Bunu yapmayı öğrenmeye ilgi duyuyorum.

Learning without thought is labor lost.
Düşünce olmadan öğrenme emek kaybıdır.

I like learning ancient languages.
Eski dilleri öğrenmeyi istiyorum.

The 26th of September is the European Day of the Languages. The Council of Europe want to sharpen the attention for the multilingual heritage of Europe, to foster the evolution of multilingualism in society and to encourage the citizens to learn languages​​. Tatoeba as an easy-to-use learning media and as a vivid community promotes the study and appreciation of languages in a quite practical way.
Eylül ayının 26'sı Avrupa Diller Günü'dür. Avrupa Konseyi, Avrupa'nın çokdilli mirasına dikkat çekip, çokdilliliğin toplum içinde gelişimini teşvik ederek vatandaşları farklı dilleri öğrenmesi için yüreklendirmek istiyor. Tatoeba, kullanımı kolay bir öğrenme aracı olarak etkin bir katılımla bu dilleri öğrenme ve bundan zevk alma olanağı sağlıyor.

I'm learning French.
Fransızca öğreniyorum.

We're learning French.
Fransızca öğreniyoruz.

Learning French takes longer than most people think.
Fransızca öğrenme birçok insanın düşündüğünden daha fazla zaman alır.

What do you enjoy most about learning French?
Fransızca öğrenme hakkında en çok neyden hoşlanıyorsun?

Learning French is useful.
Fransızca öğrenmek yararlıdır.

Learning French takes time.
Fransızca öğrenmek zaman alır.

I've started learning French.
Fransızca öğrenmeye başladım.

Have you already started learning French?
Fransızca öğrenmeye başladın mı?

When did you start learning French?
Fransızca öğrenmeye ne zaman başladın?

When did you begin learning French?
Fransızca öğrenmeye ne zaman başladın?

He has been intent on learning French.
Fransızca öğrenmeye niyetlidir.

Are you still interested in learning how to speak French?
Fransızca konuşmayı öğrenmekle hâlâ ilgileniyor musun?

Which foreign language are you learning?
Hangi yabancı dili öğreniyorsun?

Learning calligraphy is fun.
Hat öğrenmek eğlencelidir.

Even Tom is a little interested in learning French.
Hatta Tom Fransızca öğrenmekle biraz ilgileniyor.

What is the hard part of learning Japanese?
Japonca öğrenmenin zor yanı nedir?

I am learning Japanese to play mahjong in Japan.
Japoncayı Japonya'da mahjong oynamak için öğreniyorum.

Jim is learning how to drive a car.
Jim araba sürmeyi öğreniyor.

My younger brother is learning to read English.
Küçük erkek kardeşim, İngilizce okumayı öğreniyor.

I'm learning to sew so that I can make myself a dress.
Kendime bir elbise yapabileyim diye dikiş dikmeyi öğreniyorum.

Motivation is one of the factors that affects the learning process.
Motivasyon öğrenme sürecini etkileyen faktörlerden biridir.

I'm happy, cause I'm learning some Dutch.
Mutluyum, çünkü biraz Flamanca öğreniyorum.

I am learning how to type.
Nasıl yazacağımı öğreniyorum.

What are you learning?
Ne öğreniyorsun?

How long have you been learning English?
Ne kadar süredir İngilizce öğreniyorsun?

When did you begin learning German?
Ne zaman Almanca öğrenmeye başladın?

He never makes a show of his learning.
O öğrendikleriyle ilgili asla bir gösteri yapmaz.

He's learning Chinese.
O Çince öğreniyor.

He never made a display of his learning.
O asla öğrendikleri ile ilgili bir gösteri yapmadı.

He was learning a poem.
O bir şiir öğreniyordu.

That didn't happen when I was learning Esperanto.
O Esparanto öğrenirken olmadı.

It is challenging and I am learning a lot.
O ilgi çekici ve ben çok şey öğreniyorum.

He's learning to swim.
O yüzmeyi öğreniyor.

She's learning to swim.
O yüzmeyi öğreniyor.

He is busy learning English.
O, İngilizce öğrenmekle meşgul.

She is busy learning English.
O, İngilizce öğrenmekle meşguldür.

She is learning how to drive a car.
O, araba sürmeyi öğreniyor.

She had no difficulty in learning the poem by heart.
O, şiiri ezberlemede güçlük çekmedi.

He is quick at learning a foreign language.
O, bir yabancı dili öğrenmede hızlıdır.

She is learning the piano.
O, piyanoyu öğreniyor.

My roommate is learning Chinese.
Oda arkadaşım Çince öğreniyor.

I know that you are learning French at school.
Okulda Fransızca öğrendiğini biliyorum.

I'm learning piano.
Piyano öğreniyorum.

I will show you a new approach to foreign language learning.
Sana, yabancı dil öğrenmede yeni bir yaklaşım göstereceğim.

I've been learning a lot about them lately.
Son dönemde onlar hakkında çok şey öğreniyorum.

I am learning Turkish.
Türkçe öğreniyorum.

I'm learning Turkish.
Türkçe öğreniyorum.

I'm learning French on my own.
Tek başıma Fransızca öğreniyorum.

Tom is learning English.
Tom İngilizce öğreniyor.

Tom has developed a new system for learning English.
Tom İngilizce öğrenme için yeni bir sistem geliştirdi.

Tom is learning.
Tom öğreniyor.

Tom doesn't seem particularly interested in learning French.
Tom özellikle Fransızca öğrenmekle ilgili görünmüyor.

Tom wasn't interested in learning how to cook Chinese food. He just wanted to eat it.
Tom Çin yemeği pişirmekle ilgilenmiyordu. Sadece yemek istiyordu.

Tom had a hard time learning how to ride a bicycle.
Tom bir bisiklete binmeyi öğrenmede zor zamanlar geçirdi.

Tom is learning how to figure skate.
Tom figür pateni yapmayı öğreniyor.

Tom is learning to figure skate.
Tom figür pateni yapmayı öğreniyor.