Aranacak Kelime ›

Türkçe kelime anlamı öldürdü olan Killed kelimesinin kullanıldığı toplam 80 adet cümle bulundu. Killed ile ilgili cümleleri ve bu örnek cümlelerin türkçe anlamlarını altında bulabilirsiniz.

Killed kelimesiyle ilgili örnek Cümleler

Since the start of the civil war in Syria in March 2011, more than 42,000 people have been killed.
2011 Mart'ında iç savaş başladığından beri Suriye'de 42.000'den fazla insan öldürüldü.

She allegedly killed him in self defense.
İddialara göre o onu kendini savunmak için öldürdü.

Two thousand American soldiers were killed.
İki bin Amerikan askeri öldürüldü.

Two Indians were killed.
İki Hintli öldürüldü.

You could have killed us both.
İkimizi de öldürebilirdin.

Many soldiers were killed in World War II.
İkinci Dünya Savaşı'nda birçok asker hayatını kaybetti.

People are getting killed.
İnsanlar öldürülüyor.

Farm animals were taken away or killed.
Çiftlik hayvanları uzaklara götürüldü ya da öldürüldü.

Huge numbers of soldiers and civilians were killed.
Çok fazla sayıda askerler ve siviller öldürüldü.

A number of people were killed.
Çok sayıda insan öldürüldü.

Aaron was coldly killed by Mary.
Aaron Mary tarafından soğukanlılıkla öldürüldü.

Killed Kelimesi İle İlgili Diğer Cümleleri Göster

Diğer adet ingilizce örnek cümlerleri görmek için üstte bulunan linke tıklayınız.

Aaron killed Elizabeth.
Aaron, Elizabeth'i öldürdü.

The teacher told me that Hitler killed himself.
Öğretmen bana Hitler'in kendisini öldürdüğünü söyledi.

Abbott killed Mary.
Abbott Mary'yi öldürdü.

I could have been killed.
Öldürülebilirdim.

We'll be killed.
Öldürüleceğiz.

You’ll be killed!
Öldürülmüş olacaksın!

Don't get killed.
Öldürülme.

I know you don't want to be killed.
Öldürülmek istemediğini biliyorum.

He narrowly escaped being killed.
Öldürülmekten kıl payı kurtuldu.

Alister killed Barbara.
Alister Barbara'yı öldürdü.

Six hundred thousand men were killed or wounded.
Altı yüz bin asker öldürüldü veya yaralandı.

You killed my mother.
Annemi öldürdün.

Few people were killed in the car accident.
Araba kazasında çok az kişi öldü.

He barely escaped being hit and killed by a car.
Araba tarafından çarpılmamak ve öldürülmemek için kıl payı kaçtı.

They would have been killed if the car had gone over the cliff.
Araba uçuruma gitmiş olsaydı onlar ölmüş olacaktı.

The soldier was killed in action.
Asker eylemde öldürüldü.

If you hadn't been so brave, you'd probably have been killed.
Böylesine cesur olmasaydın, muhtemelen ölmüş olurdun.

This is how he killed the big bear.
Büyük ayıyı bu şekilde öldürdü.

My grandfather was killed in World War II.
Büyük babam II. Dünya Savaşı'nda öldürüldü.

The huge explosion killed six people.
Büyük patlamada altı kişi öldü.

I'm the one whose father was killed.
Babası öldürülen kişi benim.

The bank robbers killed everyone but Tom.
Banka soyguncuları Tom hariç herkesi öldürdü.

Barbara was killed by Alister.
Barbara, Alister tarafından öldürüldü.

Some people say he was murdered, others say he killed himself.
Bazı insanlar onun öldürüldüğünü söylüyor, diğerleri onun kendini öldürdüğünü söylüyor.

Some civilians were killed.
Bazı siviller öldürüldü.

Five colonists were killed.
Beş sömürgeci öldürüldü.

I only eat meat from animals that I have personally killed and butchered.
Ben sadece bizzat öldürdüğüm ve parçaladığım hayvanlardan et yerim.

I think Tom killed himself.
Bence Tom kendini öldürdü.

I think Tom killed Mary.
Bence Tom Mary'yi öldürdü.

My canary was killed by a cat.
Benim kanarya bir kedi tarafından öldürüldü.

Betty killed her mother.
Betty annesini öldürdü.

Betty killed his mother.
Betty annesini öldürdü.

Betty killed Jane while she was singing.
Betty şarkı söylerken Jane'i öldürdü.

Betty killed everyone.
Betty herkesi öldürdü.

Betty killed them all.
Betty onların hepsini öldürdü.

Betty killed him.
Betty onu öldürdü.

Betty killed her.
Betty onu öldürdü.

Betty fell in love with Tom and killed him.
Betty Tom'a aşık oldu ve onu öldürdü.

Betty killed her own mother.
Betty, kendi annesini öldürdü.

Betty killed your mother.
Betty, senin anneni öldürdü.

Bill was killed by a burglar.
Bill bir hırsız tarafından öldürüldü.

Bill was killed by an intruder.
Bill bir saldırgan tarafından öldürüldü.

Bill was killed with a gun.
Bill, bir tabanca ile öldürüldü.

Thousands were killed or wounded.
Binlerce insan öldürüldü veya yaralandı

One American was killed in the fight.
Bir Amerikalı mücadelede öldürüldü.

She was killed in an automobile accident.
Bir araba kazasında hayatını kaybetti.

He was killed in a railroad accident.
Bir demiryolu kazasında öldü.

They killed a goat as a sacrifice to God.
Bir keçiyi Tanrıya kurban olarak öldürdüler.

A cop was killed.
Bir polis öldürüldü.

As a result of a traffic accident, several persons were killed.
Bir trafik kazasının sonucu olarak birçok kişi öldürüldü.

Many Union soldiers were killed or wounded.
Birçok Birliki askeri öldürüldü veya yaralandı.

A lot of villagers were killed by soldiers.
Birçok köylü askerler tarafından öldürüldü.

Many people were killed in the war.
Birçok kişi savaşta öldürüldü.

Somebody killed Tom today.
Birisi bugün Tom'u öldürdü.

Somebody killed Tom.
Birisi Tom'u öldürdü.

Several hundred years ago, scarlet fever epidemics killed thousands of people throughout the continent.
Birkaç yüzyıl önce kızıl hastalığı salgını kıtanın her yanında binlerce insanı öldürdü.

The buffalo were killed.
Bizonlar öldürüldü.

This mouse was killed by my cat.
Bu fare benim kedim tarafından öldürüldü.

My cat killed this mouse.
Bu fareyi benim kedim öldürdü.

So, players were often seriously injured and sometimes even killed in these rough games.
Bu sert oyunlarda oyuncular sıklıkla ciddi olarak yaralanır ve hatta bazen ölürdü.

Today is the 4th of July — a day when Chinese government killed hundreds of people on a peaceful demonstration on the Tiananmen square.
Bugün 4 Temmuz- Çin hükümetinin Tiananmen alanında barışsever bir gösteride yüzlerce insanı öldürdüğü bir gün.

In Germany today, anti-violence rallies took place in several cities, including one near Hamburg where three Turks were killed in an arson attack on Monday.
Bugün Almanya'da, Pazartesi günü kundaklamada üç Türk'ün öldürüldüğü Hamburg'un yakınında bir yer de dahil birçok şehirde şiddet karşıtı mitingler gerçekleşti.

I nearly got myself killed today.
Bugün neredeyse kendimi öldürüyordum.

A lot of soldiers were killed here.
Burada bir sürü asker öldürüldü.

This is the place where he killed himself.
Burası onun kendini öldürdüğü yer.

Had it not been for your courage, you would have been killed.
Cesaretin olmasa ölmüştün.

Four soldiers and twelve civilians were killed.
Dört asker ve on iki sivil öldürüldü.

The chances of dying from falling airplane parts are 30 times greater than the chances of being killed by a shark.
Düşen uçak parçalarından ölme olasılığı bir köpek balığı tarafından öldürülme olasılığından 30 kez daha büyüktür.

Later, more people were killed.
Daha sonra, daha fazla insan öldürüldü.

Despite the government’s protection, he was the victim of an assassination attempt which killed him.
Devlet korumasına rağmen, onu öldüren bir suikast girişiminin kurbanı oldu.

They killed Tom as an example to the other prisoners.
Diğer mahkumlara örnek olması için Tom'u öldürdüler.

Hold your tongue, or you'll be killed.
Dilini tut, yoksa öldürüleceksin.

Dima slept with 25 men in one night and then killed them.
Dima bir gecede 25 adamla yattı ve sonra onları öldürdü.

The frost killed all the flowers.
Don bütün çiçekleri öldürdü.

If my boy had not been killed in the traffic accident, he would be a college student now.
Eğer benim oğlum trafik kazasında ölmüş olmasaydı, şu an üniversite öğrencisi olacaktı.

Elizabeth killed Alister in cold blood.
Elizabeth Alister'i soğukkanlılıkla öldürdü.

My brother was killed in a traffic accident.
Erkek kardeşim bir trafik kazasında öldü.

In ancient times, plagues killed many people.
Eski dönemlerde veba birçok insanı öldürmüştür.

You should have killed me when you had the chance.
Fırsatın varken beni öldürmeliydin.

The rat was killed by Tom with a stick.
Fare bir sopayla Tom tarafından öldürüldü.

The elephant was killed by the hunter.
Fil avcı tarafından öldürüldü.

There's a big gunfight in the middle of the movie and the sheriff gets killed.
Filmin ortalarında çatışma çıkıyor ve şerif öldürülüyor.

Nobody I know got killed in South Central L.A.
Güney Los Angeles'ta tanıdığım hiç kimse öldürülmedi.

General Braddock was killed.
Genel Braddock öldürüldü.

The animals had to be killed.
Hayvanlar öldürülmek zorundaydı.

Men, women and children on both sides were killed.
Her iki tarafta, erkekler, kadınlar ve çocuklar öldürüldü.

No one on either side was killed.
Her iki taraftada da hiç kimse öldürülmedi.

Was anybody killed?
Herhangi biri öldürüldü mü?

Everyone was killed.
Herkes öldürüldü.