Aranacak Kelime ›

Türkçe kelime anlamı Japon olan Japanese kelimesinin kullanıldığı toplam 80 adet cümle bulundu. Japanese ile ilgili cümleleri ve bu örnek cümlelerin türkçe anlamlarını altında bulabilirsiniz.

Japanese kelimesiyle ilgili örnek Cümleler

There were demonstrations against the government by Japanese university students in the 1960's.
1960'larda Japon üniversite öğrencileri tarafından hükümete karşı yapılan gösteriler vardı.

A massive earthquake of magnitude 8.8 hit the Japanese islands today.
8.8 büyüklüğündeki büyük deprem Japon adalarını vurdu.

We are giving the first prize to a Japanese student.
İlk ödülü bir Japon öğrenciye veriyoruz.

I ate Japanese food for the first time.
İlk defa Japon yemeği yedim.

Is this the first time for you to have Japanese food?
İlk kez mi bir Japon yemeği yiyorsun?

For the first time, the Japanese Navy had been defeated.
İlk kez, Japon Deniz Kuvvetleri yenilmişti.

If you help me learn English, I'll help you learn Japanese.
İngilizce öğrenmeme yardım edersen, Japonca öğrenmene yardım ederim.

Michael speaks Japanese, not to mention English.
İngilizce şöyle dursun, Michael Japonca konuşur.

Is English more difficult than Japanese?
İngilizce Japoncadan daha zor mu?

Is English harder than Japanese?
İngilizce Japoncadan daha zor mu?

In English there are some words borrowed from Japanese.
İngilizcede, Japoncadan ödünç alınmış bazı kelimeler vardır.

Japanese Kelimesi İle İlgili Diğer Cümleleri Göster

Diğer adet ingilizce örnek cümlerleri görmek için üstte bulunan linke tıklayınız.

Don't translate English into Japanese word for word.
İngilizceden Japoncaya kelimesi kelimesine çeviri yapmayın.

Can you translate English into Japanese?
İngilizceyi Japoncaya çevirebilir misin?

I speak good Japanese.
İyi Japonca konuşurum.

Most Japanese eat rice at least once a day.
Çoğu Japon en az günde bir kez pirinç yer.

Most Japanese houses are built of wood.
Çoğu Japon evleri ahşaptan yapılır.

Most Japanese drink water from the tap.
Çoğu Japon, suyu musluktan içer.

We often talked about Japanese politics.
Çoğunlukla Japon siyasetinden bahsettik

"I'm Japanese," the boy answered.
Çocuk cevap verdi: "Ben Japonum."

Lots of people learn Japanese so they can understand mangas.
Çok sayıda insan mangaları anlayabilmek için Japonca öğreniyor.

Many foreigners speak good Japanese.
Çok sayıda yabancı iyi Japonca konuşuyor.

Translate the following sentences into Japanese.
Aşağıdaki cümleleri Japoncaya çevir.

I am surprised that your family has a Japanese car.
Ailenizin bir Japon arabasına sahip olduğuna şaşırdım.

She studied Japanese after dinner.
Akşam yemeğinden sonra Japonca çalıştı.

The American boy spoke broken Japanese.
Amerikalı çocuk bozuk Japoncayla konuştu.

Yet Japan is still not sufficiently understood by other countries, and the Japanese, likewise, find foreigners difficult to understand.
Ancak Japonya hâlâ diğer ülkeler tarafından yeterince anlaşılamamıştır, ve Japonlar, aynı şekilde, yabancıları anlamayı zor bulmuştur.

This was the first Japanese food I had ever tasted.
Şu ana kadar tattığım ilk Japon yemeği buydu.

Few Japanese can use English well.
Az sayıda Japon İngilizceyi iyi konuşabilir.

The majority of large Japanese companies depend on exports.
Büyük Japon şirketlerinin çoğu ihracata bağımlıdır.

His father is Japanese.
Babası Japondur.

If you help me with my English, I'll help you with your Japanese.
Bana İngilizcemde yardım edersen, sana Japoncanda yardım ederim.

Could you bring me a Japanese newspaper?
Bana bir Japon gazetesi getirir misin?

Banks refused to lend money to Japanese-Americans.
Bankalar Japon-Amerikalılara borç para vermeyi reddetti.

Mr Brown speaks Japanese very well.
Bay Brown Japonca'yı çok iyi konuşur.

Mr. Wright speaks Japanese like a native speaker.
Bay Wright Japoncayı bir Japon gibi konuşur.

Mr Wright speaks Japanese as if it were his mother tongue.
Bay Wright, sanki onun ana diliymiş gibi Japonca konuşuyor.

Mrs. Brown understands Japanese.
Bayan Brown Japonca anlar.

Miss Red taught me Japanese.
Bayan Red bana Japonca öğretti.

Ms. Yamada translated the fascinating fairy tale into plain Japanese.
Bayan Yamada büyüleyici Japon masalını düz Japoncaya çevirdi.

Some young Japanese people prefer being single to being married.
Bazı genç Japon halkı, bekar olmayı evli olmaya tercih ederler.

We want to learn some Japanese songs.
Bazı Japon şarkılarını öğrenmek istiyoruz.

I've studied Japanese for five years.
Beş yıldır Japonca öğrenimi yapmaktayım.

I didn't literally translate from English into Japanese.
Ben İngilizceden Japoncaya kelimesi kelimesine tercüme yapmadım.

I speak a little Japanese.
Ben biraz Japonca konuşuyorum.

I'm Brazilian and I'm learning Japanese.
Ben Brezilyalıyım ve Japonca öğreniyorum.

I am a Japanese high school girl.
Ben Japon lisesinde okuyan bir kızım.

I am learning Japanese.
Ben Japonca öğreniyorum.

I'm able to speak, and only speak, Japanese.
Ben Japonca konuşabilirim ve sadece Japonca konuşurum.

I am Japanese, but you are an American.
Ben Japon'um ama sen bir Amerikalısın.

I am Japanese.
Ben Japonum.

I'm half Japanese.
Ben yarı Japonum.

I will go to Japanese class tomorrow
Ben yarın Japonca sınıfına gideceğim.

My older brother started to take interest in Japanese folk songs when he was around 12 years old.
Benim abim yaklaşık 12 yaşındayken Japon halk şarkılarına ilgi duymaya başladı.

My native language is Japanese.
Benim ana dilim Japonca'dır.

My mother tongue is Japanese.
Benim ana dilim Japonca'dır.

It's really easy for me to speak Japanese.
Benim için Japonca konuşmak cidden kolay.

My Japanese teacher used to use a song to help us remember verb conjugations. No one really sang along.
Benim Japon öğretmenim fiil çekimlerini hatırlamamıza yardımcı olan bir şarkı kullanırdı. Hiç kimse gerçekten birlikte söylemezdi.

Can you practice Japanese with me?
Benimle Japonca pratik yapar mısın?

Bill spoke Japanese with surprising fluency.
Bill şaşırtıcı bir akıcılık ile Japonca konuştu.

Bill speaks a little Japanese.
Bill az biraz Japonca konuşur.

Bill can speak Japanese a little.
Bill Japoncayı biraz konuşabilir.

It's astonishing how fluently Bill spoke Japanese.
Bill'in bu kadar akıcı Japonca konuşmasına şaşırıyorum.

An Englishman, a Scotsman, an Irishman, a Welshman, a Gurkha, a Latvian, a Turk, an Aussie, a German, an American, an Egyptian, a Japanese, a Mexican, a Spaniard, a Russian, a Pole, a Lithuanian, a Jordanian, a Kiwi, a Swede, a Finn, an Israeli, a Romanian, a Bulgarian, a Serb, a Swiss, a Greek, a Singaporean, an Italian, a Norwegian, an Argentinian, a Libyan and a South African went to a night club. The bouncer said: "Sorry, I can't let you in without a Thai."
Bir İngiliz, İskoç, İrlandalı, Galli, Gurka, Leton, Türk, Avustralyalı, Alman, Amerikalı, Mısırlı, Japon, Meksikalı, İspanyol, Rus, Leh, Litvan, Ürdünlü, Yeni Zelandalı, İsveçli, Fin, İsrailli, Rumen, Bulgar, Sırp, İsviçreli, Yunan, Singapurlu, İtalyan, Norveçli, Arjantinli, Libyalı ve Güney Afrikalı bir gece kulübüne gitmişler. Kulüp fedaisi de: ''Üzgünüm, bir Taylandlı olmadan içeri girmenize izin veremem.'' demiş.

She speaks Japanese to some extent.
Bir ölçüde Fransızca konuşur.

A Japanese would never do such a thing.
Bir Japon asla böyle bir şey yapmaz.

A Japanese would not have said such a thing.
Bir Japon böyle bir şey söylemezdi.

A Japanese wouldn't do such a thing.
Bir Japon böyle bir şey yapmaz.

A Japanese garden usually has a pond in it.
Bir Japon bahçesi genellikle içinde bir havuza sahiptir.

A Japanese person would never do such a thing.
Bir Japon insanı böyle bir şeyi asla yapmazdı.

Are you a Japanese citizen?
Bir Japon vatandaşı mısınız?

I need a Japanese-English dictionary.
Bir Japonca-İngilizce sözlüğe ihtiyacım var.

Many Americans were angry about the Japanese invasion.
Birçok Amerikalı, Japon işgali hakkında kızgındı.

Most big Japanese companies depend on exports.
Birçok büyük Japon şirketleri ihracata bağlıdır.

Many young Japanese travel overseas these days.
Birçok genç Japon bu günlerde yurt dışına seyahat ediyor.

Most Japanese take a bath every day.
Birçok Japon her gün banyo yapar.

Many Japanese get married in church.
Birçok Japon kilisede evlendi.

One is Japanese and the other is Italian.
Biri Japon diğeri İtalyan.

Someone once said: "Don't tell a Japanese how to speak Japanese."
Birisi bir keresinde demiş ki: ''Bir Japon'a nasıl Japonca konuşacağını söyleme.''

We speak Japanese.
Biz Japonca konuşuruz.

We were allowed to speak either in English or in Japanese.
Biz ya İngilizce ya da Japonca konuşabiliyorduk.

Our native language is Japanese.
Bizim ana dilimiz Japonca'dır.

I've heard that there are many Japanese restaurants in Boston.
Boston'da birçok Japon restoranları olduğunu duydum.

Brent is an American, but he speaks Japanese as if it were his mother tongue.
Brent bir Amerikalı, ama o sanki onun ana diliymiş gibi Japonca konuşuyor.

By the way, if you translate from Japanese, avoid unowned sentences - there are very many unnatural and just incorrect sentences among them.
Bu arada, Japonca'dan çeviri yaparsan, sahiplenilmemiş cümlelerden uzak dur. Çünkü aralarında bir çok doğal olmayan ve yanlış cümleler var.

This city is called the Japanese Denmark.
Bu şehre Japon Danimarkası denir.

This is my Japanese friend.
Bu benim Japon arkadaşım.

This is a Japanese doll.
Bu bir Japon oyuncak bebeği.

What do you call this animal in Japanese?
Bu hayvana Japoncada ne dersiniz?

This is an error common among Japanese students.
Bu Japon öğrenciler arasında yaygın bir hatadır.

Look at this Japanese car.
Bu Japon arabasına bak.

This is because of the difference between Japanese politeness and American politeness.
Bu Japon nezaketi ve Amerikan nezaketi arasındaki farktan kaynaklanmaktadır..

This is a socio-linguistic study on the Japanese language.
Bu Japonca diline dair sosyo-linguistik bir çalışmadır.

Put this Japanese into English.
Bu Japoncayı İngilizceye çevir.

This book is for students whose native language is not Japanese.
Bu kitap, anadili Japonca olmayan öğrenciler için.

This melody is familiar to many Japanese.
Bu melodi birçok Japona tanıdıktır.

The manufacturer of the television set is a Japanese company.
Bu tv'nin üreticisi bir Japon şirketidir.

I can see some Japanese people here.
Burada bazı Japon insanlar görüyorum.

Does anyone here speak Japanese?
Burada Japonca konuşan biri var mı?

Does someone here speak Japanese?
Burada Japonca konuşan biri var mı?

Are there any Japanese restaurants near here?
Buralarda bir Japon restoranı var mı?