Aranacak Kelime ›

Inflict kelimesinin kullanıldığı toplam 10 adet cümle bulundu. Inflict ile ilgili cümleleri ve bu örnek cümlelerin türkçe anlamlarını altında bulabilirsiniz.

Inflict kelimesiyle ilgili örnek Cümleler

Beavers rarely inflict damage on people.

Was it necessary to inflict such a punishment on him?

You should not inflict any injury on others on any account.

An interesting record is still preserved of the inhuman cruelties which were inflicted on this admirable young woman in the secret of the prison house where no eye pitied her and where no friendly hand composed her aching limbs.
Hiçbir gözün ona acımadığı ve hiçbir sıcak elin onun ağrıyan bacaklarını yatıştırmadığı cezaevinin gizli bölümündeki hayranlık uyandıran genç bir kadına yapılan insanlık dışı zulümlerle ilgili ilginç bir kayıt hâlâ korunuyor.

Do you really think Tom's wounds are self-inflicted?

My master inflicted hard work on me.

The policeman said that it looked like a self-inflicted gunshot wound to the head.

Tom died from a self-inflicted gunshot wound to the head.

A sadist likes inflicting pain; a masochist, receiving it.
Bir sadist acı vermekten; bir mazoşist onu almaktan hoşlanır.

What terrible tragedies realism inflicts on people.