Aranacak Kelime ›

Türkçe kelime anlamı Kıskanç olan Envious kelimesinin kullanıldığı toplam 19 adet cümle bulundu. Envious ile ilgili cümleleri ve bu örnek cümlelerin türkçe anlamlarını altında bulabilirsiniz.

Envious kelimesiyle ilgili örnek Cümleler

I'm envious of you because you have a good boss.
İyi bir patronun olduğu için seni kıskanıyorum.

You can never be happy if you feel envious of other people.
Diğer insanları kıskanırsan asla mutlu olamazsın.

John is envious of your new car.
John senin yeni arabanı kıskanıyor.

She is envious of my success.
O benim başarımı kıskanıyor.

She is envious of my good fortune.
O benim iyi servetimi kıskanıyor.

She was envious of her cousin's success.
O, kuzeninin başarısını kıskanıyordu.

He was envious of her way of living.
O, onun yaşama biçimini kıskanıyordu.

I am envious of his success.
Onun başarısını kıskanıyorum.

He was envious of his way of living.
Onun yaşam biçimini kıskanıyordu.

Bitter experience has taught me that happiness and wealth attract the envious. Unfortunately!

Envious people die, but envy never does.

Envious Kelimesi İle İlgili Diğer Cümleleri Göster

Diğer adet ingilizce örnek cümlerleri görmek için üstte bulunan linke tıklayınız.

Even as we speak, envious time will have fled: seize the day, trusting as little as possible in the hereafter.

He is envious of my good fortune.

He was envious of his friend's promotion.

I was envious of the students who had studied abroad.

The envious die, but envy never does.

They're envious of the Americans because they think they're richer.

You're just envious.

Don't look at her enviously.