Aranacak Kelime ›

Türkçe kelime anlamı Karar olan Decided kelimesinin kullanıldığı toplam 80 adet cümle bulundu. Decided ile ilgili cümleleri ve bu örnek cümlelerin türkçe anlamlarını altında bulabilirsiniz.

Decided kelimesiyle ilgili örnek Cümleler

In 1864, Lincoln decided to run for re-election.
1864 yılında Lincoln yeniden seçim için aday olmaya karar verdi.

The work wasn't finished at 11:00 p.m. Friday, so they decided to carry it over to the following Monday.
İş cuma günü gündüz on birde bitirilmedi, bu yüzden onu önümüzdeki pazartesiye ertelemeye karar verdiler.

I've decided to accept the job offer.
İş teklifini kabul etmeye karar verdim.

I've decided not to quit.
İşi bırakmamaya karar verdim.

I've decided to quit my job.
İşi bırakmaya karar verdim.

I have decided to carry on the work.
İşi sürdürmeye karar verdim.

I've decided to quit my job and take a trip around the world.
İşimi bırakmaya ve dünya çapında bir gezi yapmaya karar verdim.

Now that you've decided to quit your job, you look happy.
İşinden ayrılmaya karar verdiğinden dolayı mutlu görünüyorsun.

I decided to go to college to major in English.
İngilizce eğitimi için üniversiteye gitmeye karar verdim.

I've decided to resign.
İstifa etmeye karar verdim.

He decided to submit his resignation.
İstifasını sunma kararı aldı.

Decided Kelimesi İle İlgili Diğer Cümleleri Göster

Diğer adet ingilizce örnek cümlerleri görmek için üstte bulunan linke tıklayınız.

Before going back to work, I decided to rest a little.
Çalışmaya geri dönmeden önce biraz dinlenmeye karar verdim.

The couple decided to adopt an orphan.
Çift bir yetimi evlat edinmeye karar verdi.

I've decided to get into teaching.
Öğretmenlik işine girmeye karar verdim.

The man decided to wait at the station until his wife came.
Adam karısı gelinceye kadar istasyonda beklemeye karar verdi.

After reflecting on my life up to now, I decided that I needed to change my goals.
Şimdiye kadarki hayatımı derinlemesine düşündükten sonra hedeflerimi değiştirmem gerektiğine karar verdim.

I decided to fast to death.
Ölüm orucu tutmaya karar verdim.

She decided to be operated on.
Ameliyat edilmeye karar verdi.

She decided to have surgery.
Ameliyat edilmeye karar verdi.

He decided to have surgery.
Ameliyat edilmeye karar verdi.

He decided to have the operation.
Ameliyat edilmeye karar verdi.

She decided to have the operation.
Ameliyat edilmeye karar verdi.

He decided to be operated on.
Ameliyat edilmeye karar verdi.

It was after a meeting in America that he decided to write a book for non-scientists.
Amerika'da bir toplantıdan sonra bilim adamı olmayanlar için bir kitap yazmaya karar verdi.

They've decided to get married next month.
Önümüzdeki ay evlenmeye karar verdiler.

Have you already decided what to do next Sunday?
Önümüzdeki pazar ne yapacağına karar verdin mi?

At first I thought I liked the plan, but on second thought I decided to oppose it.
Önce plandan hoşlandığımı düşündüm fakat ikinci düşünüşümde ona karşı çıkmaya karar verdim.

I'm glad you decided to reconsider my offer.
Önerimi yeniden düşünmeye karar verdiğine sevindim.

The university decided to do away with this kind of examination.
Üniversite bu tür sınavı kaldırmaya karar verdi.

The University Administration decided to set up a branch campus in New York.
Üniversite Yönetimi, New York'ta bir şube kampüs kurmaya karar verdi.

I haven't decided yet whether I'll go to college or get a job.
Üniversiteye mi gideceğime yoksa bir iş mi bulacağıma henüz karar vermedim.

Have you already decided where you're going to go to college?
Üniversiteye nereye gideceğine önceden karar verdin mi?

He decided to sell the car.
Arabayı satmaya karar verdi.

I decided to ask for my friend's help.
Arkadaşımın yardımını istemeye karar verdim.

I decided to ask my friend for help.
Arkadaşımdan yardım istemeye karar verdim.

They decided to leave extra food behind.
Arkasında kalan yemeği bırakmaya karar verdiler.

I've decided not to study French anymore.
Artık Fransızca okumamaya karar verdim.

Instead of going to Europe, I decided to go to America.
Avrupa'ya gitmek yerine Amerika'ya gitmeye karar verdim.

The lawyer decided to appeal the case.
Avukat davaya başvurmaya karar verdi.

Have you decided to go to Australia?
Avustralya'ya gitmeye karar verdiniz mi?

Thus they decided that I was innocent.
Böylece masum olduğuma karar verdiler.

I decided not to do such a foolish thing.
Böylesine aptalca bir şeyi yapmamaya karar verdim.

I decided to study all night long.
Bütün gece boyunca çalışmaya karar verdim.

They decided to launch a major attack.
Büyük bir saldırı başlatmaya karar verdiler.

Tom decided to say nothing until everyone else had given their opinions.
Başka herkes fikrini söyleyinceye kadar Tom bir şey söylememeye karar verdi.

President Roosevelt decided not to strike back at Japan immediately.
Başkan Roosevelt, Japonya'da hemen karşılık vermemeye karar verdi.

My father has decided to quit smoking.
Babam sigarayı bırakmaya karar verdi.

My father decided to quit smoking.
Babam sigarayı bırakmaya karar verdi.

It doesn't make much sense to me, but Tom has decided not to go to college.
Bana pek mantıklı gelmiyor fakat Tom koleje gitmemeye karar verdi.

Miss Baker knew that the young man would have to leave very soon, so she decided to ask him to move his car a bit, so that she could park hers in the proper place for the night before going to bed.
Bayan Baker, genç adamın yakında gitmek zorunda kalacağını biliyordu,böylece yatmadan önce gece arabasını uygun bir yere parkedebilmek için, genç adama arabasını biraz hareket ettirmesi için rica etmeye karar verdi.

I decided not to go to the movie after all.
Beklenenin tersine sinemaya gitmemeye karar verdim.

I decided to stay here.
Ben burada kalmaya karar verdim.

I've decided to continue studying.
Ben eğitime devam etmek için karar verdim.

I haven't decided yet.
Ben henüz karar vermedim.

I've decided not to keep a dog again.
Ben tekrar bir köpek bulundurmamaya karar verdim.

I decided to study abroad.
Ben yurt dışında öğrenim görmeye karar verdim.

Ben decided to tell the lawyer everything he knew.
Ben, bildiği her şeyi avukata anlatmaya karar verdi.

My decided preference is the fourth and the last of these alternatives.
Benim tartışmasız tercihim bu seçeneklerden dördüncüsü ve sonuncusudur.

I have decided to become a scientist.
Bilimci olmaya karar verdim.

He has decided to become a teacher.
Bir öğretmen olmaya karar verdi.

I decided to buy a car.
Bir araba almaya karar verdim.

I decided to be a lawyer.
Bir avukat olmaya karar verdim.

I decided to become a lawyer.
Bir avukat olmaya karar verdim.

I decided to be a doctor.
Bir doktor olmak istiyorum.

I decided to become a doctor.
Bir doktor olmaya karar verdim.

I decided to stay one more day.
Bir gün daha kalmaya karar verdim.

Consider the successes that have been achieved by tired, discouraged people who decided to give it one more try.
Bir kez daha denemeye karar vermiş yorgun ve cesareti kırılmış insanlar tarafından kazanılmış başarıları göz önünde bulundurun.

We have decided to stay here for the time being.
Biz şimdilik burada kalmaya karar verdik.

We decided to leave him alone for a while.
Biz bir süre onu yalnız bırakmaya karar verdik.

We're really glad you decided to help us.
Bize yardım etmeye karar verdiğine gerçekten çok sevindik.

I've decided not to go to Boston.
Boston'a gitmemeye karar verdim.

I've decided not to live in Boston.
Boston'da yaşamamaya karar verdim.

I've decided to leave Boston.
Boston'dan ayrılmaya karar verdim.

I've decided not to swim this afternoon.
Bu öğleden sonra yüzmemeye karar verdim.

Have you already decided how you're going to take care of this problem?
Bu sorunla nasıl ilgileneceğine önceden karar verdin mi?

I have decided to keep a diary this year.
Bu yıl bir günlük tutmaya karar verdim.

I've decided on this new car.
Bu yeni arabada karar verdim.

We decided to go to the mountains today.
Bugün dağlara gitmeye karar verdik.

We decided this three weeks ago.
Buna üç hafta önce karar verdik.

I've decided to remain here.
Burada kalmaya karar verdim.

Burr decided not to wait for an answer.
Burr bir cevap beklememeye karar verdi.

Charlie decided to cross out the last word.
Charlie, son sözü iptal etmeye karar verdi.

Cleveland decided that high tariffs were wrong.
Cleveland yüksek gümrük vergilerinin yanlış olduğuna karar verdi.

We didn't go out last night. We could have gone to the movies, but we decided to stay home.
Dün gece dışarı çıkmadık. Sinemaya gidebilirdik ama evde kalmaya karar verdik.

I haven't decided anything yet.
Daha bir şeye karar vermedim.

He decided not to wait any longer.
Daha fazla beklememeye karar verdi.

I decided to subscribe to the magazine.
Dergiye abone olmaya karar verdim.

I've decided to go on a diet.
Diyete başlamaya karar verdim.

The doctor decided to operate at once.
Doktor derhal ameliyata karar verdi.

Tom decided not to say anything until he knew more about the situation.
Durum hakkında daha fazla şey öğreninceye kadar Tom hiçbir şey söylememeye karar verdi.

The last I heard, Tom and Mary haven't yet decided where to go on their honeymoon.
Duyduğum son şey Tom ve Mary balaylarında nereye gideceklerine henüz karar vermediler.

Tom decided to marry Mary even though his parents didn't want him to.
Ebeveynleri istememesine rağmen Tom Mary ile evlenmeye karar verdi.

She decided to marry him even though her parents didn't want her to.
Ebeveynleri onun yapmasını istemese bile o, onunla evlenmeye karar verdi.

I have decided to retire.
Emekli olmaya karar verdim.

I've decided to retire.
Emekli olmaya karar verdim.

Emily decided to leave the school.
Emily okuldan ayrılmaya karar verdi.

They decided to pull down the old building.
Eski binayı yıkmaya karar verdiler.

They decided to abolish the old restriction.
Eski kısıtlamayı kaldırmaya karar verdiler.

Eva climbed the stairs to Romer's office, trying to analyse the complex smell in the stairwell - a cross between mushrooms and soot, ancient stour and mildew, she decided.
Eva, Romer'in ofisine çıkan merdivenlere tırmandı, merdiven boşluğundaki karmaşık kokuyu analiz etmeye çalıştı - mantar ve kurum, eski birikmiş toz ve küf arasında bir karışım olduğuna karar verdi.

I'm really glad you decided to come to our party instead of staying at home.
Evde kalma yerine partimize gelmenize karar verdiğinize gerçekten memnun oldum.