Aranacak Kelime ›

Türkçe kelime anlamı Kontrol olan Checked kelimesinin kullanıldığı toplam 80 adet cümle bulundu. Checked ile ilgili cümleleri ve bu örnek cümlelerin türkçe anlamlarını altında bulabilirsiniz.

Checked kelimesiyle ilgili örnek Cümleler

We checked in at the hotel at 5 p.m.
Akşam beşte otele giriş yaptık.

They checked the machine for defects.
Arızalar için makineyi kontrol ettiler.

He checked that all the doors were safely shut.
Bütün kapıların güvenli bir şekilde kapatılıp kapatılmadığını kontrol etti.

I checked into a hotel and went right to sleep.
Bir otelde oda kiraladım ve doğruca yatmaya gittim.

We checked the document again.
Biz belgeyi yeniden kontrol ettik.

This sentence needs to be checked.
Bu cümle kontrol edilmeli.

Have you checked your email this morning?
Bu sabah e-postanı kontrol ettin mi?

I haven't checked my messages yet this morning.
Bu sabah mesajlarımı henüz kontrol etmedim.

Tom checked the time on his pocket watch.
Cep saatinden saate baktı.

I checked outside.
Dışarıyı kontrol ettim.

The doctor checked the patient's pulse.
Doktor hastanın nabzını kontrol etti.

Checked Kelimesi İle İlgili Diğer Cümleleri Göster

Diğer adet ingilizce örnek cümlerleri görmek için üstte bulunan linke tıklayınız.

The rough terrain checked the progress of the hikers.
Engebeli arazi yürüyüşçülerin ilerlemesini frenledi.

I had my eyes checked.
Gözlerimi kontrol ettirdim.

You should get your eyes checked.
Gözlerini kontrol ettirmelisin.

You should have your eyes checked.
Gözlerini kontrol ettirmelisin.

The nurse checked Tom's pulse.
Hemşire Tom'un nabzını ölçtü.

I checked everywhere.
Her yeri kontrol ettim.

I've checked everywhere.
Her yeri kontrol ettim.

Have you ever checked your mailbox?
Hiç posta kutunu kontrol ettin mi?

I've checked the records.
Kayıtları kontrol ettim.

I should've checked.
Kontrol etmeliydim.

We have checked.
Kontrol ettik.

I checked and rechecked, so I don't think there are any mistakes on that report.
Kontrol ettikçe ettim. Yani raporda herhangi bir hata olduğunu düşünmüyorum.

I had my ears checked.
Kulaklarımı kontrol ettirdim.

Lidya hasn't checked her mailbox yet.
Lidya henüz posta kutusunu kontrol etmedi.

Mary took a little mirror out of her purse and checked her hair and make-up.
Mary çantasından küçük bir ayna çıkardı ve saçını ve makyajını kontrol etti.

Mary checked herself in the mirror.
Mary aynada kendini kontrol etti.

Michael hasn't checked the doors yet.
Michael henüz kapıları kontrol etmedi.

Mike had his teeth checked last week.
Mike geçen hafta dişlerini kontrol ettirdi.

Have you checked the engine?
Motoru kontrol ettiniz mi?

She had her English composition checked by an Englishman.
O, İngilizce kompoziyonunu bir İngilize kontrol ettirdi.

He checked out of the hotel.
O, hesabı ödeyerek otelden ayrıldı.

He checked in at a good hotel.
O, iyi bir otele giriş yaptı.

He checked the durability of the house before buying it.
O, satın almadan önce evin dayanıklılığını kontrol etti.

Everyone in the room checked their watches at the same time.
Odadaki herkes saatini aynı anda kontrol etti.

I checked it twice.
Onu iki kez kontrol ettim.

I checked to make sure that he was still alive.
Onun hâlâ hayatta olduğundan emin olmak için kontrol ettim.

I should've checked my schedule.
Proğramı kontrol etmeliydim.

We checked in at the Hilton at three o'clock.
Saat üçte Hilton'a giriş yaptık.

We checked in at the hotel at three.
Saat üçte otele giriş yaptık.

We checked out of the hotel at ten.
Saat onda otelden ayrıldık.

I checked the time on the clock.
Saatteki zamanı kontrol ettim.

I think it's time for me to get my eyes checked.
Sanırım gözlerimi kontrol ettirmemin zamanıdır.

The defenders checked the onslaught by the attackers.
Savunucular saldırganlar tarafından yapılan saldırıyı kontrol etti.

I've checked and rechecked the results.
Sonuçları kontrol ettim ve tekrar kontrol ettim.

Sue checked in at the Royal Hotel.
Sue Royal Hotel'e giriş yaptı.

They checked how pure the water was.
Suyun ne kadar saf olduğunu kontrol ettiler.

Tom double-checked his bank balance before writing the check.
Tom çek yazmadan önce hesap bakiyesini kontrol etti.

Tom checked to make sure he had his ticket and a passport.
Tom biletini ve pasaportunu aldığından emin olmak için kontrol etti.

Tom checked out a few books from the school library a few days ago.
Tom birkaç gün önce okul kütüphanesinden birkaç kitabı gözden geçirdi.

Tom checked to make sure the gas was turned off.
Tom gazın kapalı olduğundan emin olmak için kontrol etti.

Tom really should've checked in by now.
Tom gerçekten şimdiye kadar giriş yapmalıydı.

Tom hasn't checked in yet.
Tom henüz kaydolmadı.

Tom checked into a small hotel and stayed for a couple of days.
Tom küçük bir otele kaydını yaptırdı ve birkaç gün kaldı.

Tom checked his wallet to see how much money he had.
Tom kaç parası olduğunu görmek için cüzdanını kontrol etti.

Tom started the coffee brewing, then checked his email.
Tom kahve demlemeye başladı, sonra epostasını kontrol etti.

Tom double-checked his door to make sure it was locked.
Tom kilitli olduğundan emin olmak için kapısını iki kez kontrol etti.

Tom checked out.
Tom kontrol etti.

Tom checked to make sure Mary was still sleeping.
Tom Mary'nin hâlâ uyuduğundan emin olmak için kontrol etti.

Tom told Mary she should get her eyes checked.
Tom Mary'ye gözlerini kontrol ettirmesini söyledi.

Tom checked his odometer to see how far he'd driven.
Tom ne kadar uzağa gittiğini görmek için kilometre sayacını kontrol etti.

Tom checked the TV schedule to see what was on.
Tom ne olduğunu görmek için TV proğramını kontrol etti.

Tom checked out of the hotel.
Tom otelden ayrıldı.

Tom checked his watch to see what time it was.
Tom saatin kaç olduğunu görmek için saatini kontrol etti.

Tom checked his watch.
Tom saatini kontrol etti.

Tom checked to see if his gun was loaded.
Tom silahının dolu olup olmadığını anlamak için kontrol etti.

Tom checked to make sure his gun was loaded.
Tom silahının yüklü olduğundan emin olmak için kontrol etti.

Tom checked the date.
Tom tarihi kontrol etti.

Tom checked his rearview mirror before pulling out into traffic.
Tom trafiğe çıkmadan önce dikiz aynasını kontrol etti.

Tom checked the oil level.
Tom yağ seviyesini kontrol etti.

Tom checked to make sure all the doors were locked before he went to sleep.
Tom yatmaya gitmeden önce tüm kapıların kilitli olduğundan emin olmak için kontrol etti.

I checked with Tom.
Tom'la birlikte kontrol ettim.

I checked Tom thoroughly.
Tom'u tamamen kontrol ettim.

I checked Tom's computer.
Tom'un bilgisayarını kontrol ettim.

I checked on Tom's background and he seems to be a well-respected man.
Tom'un geçmişine bir göz attım ve o oldukça saygı duyulan bir adam gibi görünüyor.

I checked Tom's pulse.
Tom'un nabzını ölçtüm.

I should've checked Tom's references.
Tom'un referanslarını kontrol etmeliydim.

I checked my briefcase and umbrella in the cloakroom.
Vestiyerde evrak çantamı ve şemsiyemi kontrol ettim.

This new product has been checked twice this week in order to avoid any problem during the installation.
Yeni ürün, kurulum sırasında herhangi bir sorun çıkmasın diye bu hafta iki kez kontrol edildi.

I already checked.
Zaten kontrol ettim.

All the words underlined in red should be checked for spelling.

As I checked your delivery that I received, I found it included a T-shirt which I did not order.

Both Tom and Mary checked their own watches.

Eating a balanced diet, exercising regularly, not smoking, and getting your blood pressure and cholesterol checked regularly are key ways to reduce your risk of dementia.

Far be it from me to suggest you haven't checked your source.

Have you checked our stock price recently?

Have you checked our store lately?

Have you checked our supplies recently?

Have you checked the oil level recently?

Have you checked the suggestions box today?

Have you checked this with Tom?

He checked his mailbox.

He checked the calculations again just to make sure.

He checked the plane for possible damages.

He repeatedly checked the mountain of related documents.

He was about to explode, but checked himself.

His striped suit and checked tie didn't match.

I checked every part according to the instruction book, but it did not run.

I checked Google, but I didn't find anything.

I checked her out from the corner of my eye.