Aranacak Kelime ›

Türkçe kelime anlamı Aydınlatmak olan Brighten kelimesinin kullanıldığı toplam 17 adet cümle bulundu. Brighten ile ilgili cümleleri ve bu örnek cümlelerin türkçe anlamlarını altında bulabilirsiniz.

Brighten kelimesiyle ilgili örnek Cümleler

White paint will brighten the room.
Beyaz boya odaya ışık katacaktır.

The flowers will brighten up the table.

The east was brightened by the rising sun.
Doğu doğan güneşle aydınlandı.

The sky has brightened.
Gökyüzü aydınlandı.

The sky brightened.
Gökyüzü aydınlandı.

You've brightened my day.
Günüme neşe kattın.

His face brightened.
Onun yüzü aydınlandı.

The flowers brightened the room.

The flowers brightened up the room.

The return of his daughter brightened his life.

Brightening teeth is a multimillion- or multibillion-dollar industry.

Brighten Kelimesi İle İlgili Diğer Cümleleri Göster

Diğer adet ingilizce örnek cümlerleri görmek için üstte bulunan linke tıklayınız.

Brightening the display on most cell phones reduces their battery life significantly.

Brightening your monitor should only require one button.

Dawn, to the the poet Yeats, is "the brightening air."

Kathy set about brightening her coworkers' day with fresh muffins when her demoniac alter ago, High Priestess Lilith, convinced her to poison them.

Sunlight brightens the room.
Güneş ışığı odayı aydınlatıyor.

Every child who learns, and every man who finds work, and every sick body that's made whole - like a candle added to an altar - brightens the hope of all the faithful.